Tuvalet Eğitiminin çocuğun kişiliğine etkisi…


Hepinizin bildiği gibi tuvalet becerisini kullanmak bir çocuk için çok önemlidir.

Çünkü neredeyse kendi başına kontrol edebildiği ve bundan büyük zevk aldığı ilk büyük başarıdır.

Ve ilk keşfettiği yeteneklerindendir.

Tuvalet becerisini kullanmadan önce bir bakıma bağımlıdır ve çocuk tuvaletini tutup bırakabildiğini keşfettiğinde bağımsızlığına ilk adımını da atmış olur.

Bunu sadece kendisi, kimsenin yönlendirmesi olmadan başarabiliyordur.

Tuvalet eğitimi dönemi genel olarak da çocuğun “anal dönem” adını verdiğimiz  1-3 yaş dönemine tekabül eder.

Yani çocuğun boşaltım organına yoğunlaştığı, dünyasının büyük bir kısmının bununla ilgili konularla dolu olduğu dönem.

Sıkıntı şudur ki, her anlamda önemli olan bu devre eğer doğru şekilde yaşanmazsa anal fiksasyon dediğimiz “döneme saplanma” yaşanabiliyor.

Şöyle ki; çok sıkı bir tuvalet eğitimi alan çocuk kabızlıkla başlayan sorunların ortasında bulur kendini.

Nedir bu dönemde doğru olmayan yaşantılar ile karşılaşan çocuğu ve ebeveynlerini bekleyenler?

Öncelikle doğru olmayan yaşantıyı açıklayalım isterseniz.

Tuvalet eğitiminde çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak hazır olmasını beklemeden bu beceriyi göstermesini ummak,

Zamansız bir beklenti içine girmek,

Fiziksel ve ruhsal olarak tuvalet eğitimine hazır olan bir çocuğun doğru olmayan sıralamalarla eğitime tabi tutulması,

Zorlama, ısrar etme,

Saatlerce lağzımlıkta bekletme,

Başka çocuklarla karşılaştırma,

Yapamadığında cezalandırma,

Altına kaçırdığında – yetişemediğinde dayak gibi fiziksel ya da bağırmak azarlamak gibi cezalara çarptırma,

Beceriksizlikle, aptallıkla suçlama gibi tepkilerin hepsini bu dönemdeki olumsuz yaşantılar için sayabiliriz.

Bu tepkilerle büyüyen çocuk suçluluk duygusu geliştirir ve özgüven eksikliğinin temelleri atılır.

İlk kendi kontrol etmeyi başardığını düşündüğü yeteneğini “kendi başına” kullanamaz hale gelir.

Özellikle eğer eğitici (anne, anneanne vb.) bu dönemde çocuğun “yetişemediği” ya da “unutma” ile altına kaçırdığı durumlarında herhangi bir ceza yöntemini kullandığında çocukta uyum problemleri gözlenebilir.

Bunlar ilk aşamada karşınıza çıkacak olanlardır.

Ayrıca zaman içerisinde erken bir “yöntem değiştirme”, “tedavi olma” ya da “doğru yaklaşım tarzlarını araştırma” eğilimine girmezse anne; çocukta yukarıda bahsettiğimiz özgüven eksikliği, pasiflik, obsesyon(takıntı) ve kompulsiyon(zorlantı) gibi durumlar gözlenebileceği gibi “cimri” bir bakıma “eli sıkı”, aşırı düzenli bir kişilik özelliğinin de temelleri atılmış olma ihtimali yüksektir.

Özgüveni eksik olur çünkü “bu işi becerememekle” suçlanmaktadır.

Başarısızdır.

En sevdikleri tarafından yargılanıyordur.

Pasif olabilir çünkü sevdiklerini mutlu edemediğini düşünecektir, kendine güven gelişimi de zayıfladığı için “başarısızlık” duygusunu yaşama ihtimali olan her konu ve ortamdan ilk önce kaçış eylemini gösterecektir.

Obsesif kompulsif bozukluk rastlanabiliyor ileriki yaşlarda çünkü kişi kirlendiği zaman azar işitiyor ve pis olmakla suçlanıyor.

Zaman içerisinde de her şey kendisini kirletebilir düşüncesine erebiliyor ya da tuvalet konusundaki harcadığı zaman “normalden” uzun olabiliyor.

Bu içinden gelen bir istek kontrolü dışında, engel olmak istiyor ama olamıyor.

Ellerini sık sık yıkıyor ya da dışarıdan gelince tüm eşyalarını.

Örnekler çoğalabilir.

Eli sıkı kişilik özelliği ise kesinlikle tuvaletini altına kaçırmaması tembihlendiği için ve bu istek gerçekleşmediğinde ceza aldığı için “en ufak bir damlayı bile tutma” isteği içinde büyüyor.

Bu da ileriki yaşantısında parasını, eşyasını tutma, harcamama, paylaşmamaya varabiliyor.

Kızgınlık, inatçılık ve kabızlık ise daha erken zamanda gözlemlenen durumlar.

İşte genelde en çok bu şikâyetlerle danışıyor ebeveynler.

Belki de yumurta kapının eşiğine geldiği zaman.

Hem çocuk hem de ebeveyn için ciddi anlamda bir savaş ortamı o dönem için ev.

Bunlar tabiî ki aşılıyor.

Uygun kişi ve uygun yöntemler eğer gerçekten ebeveyn tarafından uygulanırsa çocuk bu sıkıntılardan yavaş yavaş kurtuluyor.

Aslında en önemlisi ne biliyor musunuz?

Bu işi zevkli kılmak.

Çünkü tuvalet eğitimi çocuk için çok ve ilk önemli beceri.

Farkındalığının artmış olduğu ve kendi kontrolünde ısrarcı olmadan,

renkli şablonlarla, kitaplarla,

basit cümleler kullanarak,

ödüllendirmeyi abartmadan ki bunun doğal bir şey olduğunu hissettirebilelim,

konuşarak,

örnek olarak,

teşviklendirerek ve doğru sıra ve beklenti ile bu dönemi atlatabilmek.

Göreceksiniz ki aslında çok da zor değil.

Eğer siz de çocuğunuza tuvalet becerisini kazandırmada sıkıntı yaşıyorsanız bu konuda lütfen araştırmaktan, danışmaktan, okumaktan ve sormaktan kaçınmayın.

Ve bırakın kirlensinler.

Bir daha o yaşta olmayacaklar.

Sizin için de onun için de zevkli olsun.

Bunu başarabilirsiniz.

Sadece kendinize sorun “Bu yaptığımın amacı ne? Ne işe yarayacak? Beni çözüme ne kadar yakınlaştırır?”

Unutmayın ki sizin beklentilerinizi anlayamayabilirler çünkü henüz onların en büyük sorunları anne – baba özlemi ya da kırılan oyuncaklarıdır.

Psk. Duygu Yeşil

—————-

Tuvalet Eğitimi ile ilgili diğer yazı ve videolar için tıklayınız.


Arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz

Kapat

Send this to a friend