Tek şey yapın: Onu sadece yüreklendirin!

Bazı çocukların bazı fiziksel farklılıkları ya da engelleri vardır.

Söz gelimi kimisinin ön dişleri dışa doğru olur, kimisinin burnu normalden biraz uzun olur, bazısının kulakları ya çok küçük veya normalden büyük olur vs.

İşte çocuk dünyası böyle halleri hiç affetmez ve genellikle bu konuda acımasızdır.

Onların bu halleri bazen arkadaşları tarafından alaya alınmalarına yol açabilmektedir.

Ama böylesiyle arkadaşlık yapmalarına da mani değildir.

Böylesi çocuklar eve hep ağlamaklı, üzgün bazen de öfkeli gelir.

Onları yatıştırmak bir anne baba için çoğu zaman zordur.

Bunun ötesinde bu anne baba da çocuklarının ruh haline içlenir, üzülür, tepkiselleşir.

En kötüsü de ne yapacaklarını bilemezler.

Oysa yapmaları gereken pek bir şey de yoktur.

Sadece, çocuklarının morallerini yüksek tutmaları gerekir.

Onları yüreklendirmeleri en keskin terapidir. Hem de hiç bir arkadaşı aleyhinde konuşmadan…

Asıl şifre budur.

Hele de kendilerinin hiç mi hiç üzülmelerine, çocuklarını üzenlere gönül koymalarına gerek yoktur.

Neden biliyor musunuz?

Tam burada, insan ruh halinin mucizevi bir gücü devreye giriyor.

Çocuğa içten içe asıl motivasyonu o yapıyor. İnsan öyle bir ruhsal yapıya sahiptir ki, kendini eksik, yetersiz hissettiği noktada “becerebilme” ve “yapabilme” azmi adeta coşuyor.

Dış dünyanın o baskısına karşı baştan kendini korumaya alıyor.

Daha sonra adım adım eksikliğini tamamlamaya başlıyor.

Bir süre sonra da herkesin hayret edebileceği büyük işlere ve başarılara imza attırıyor.

Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Mesela;

– Kekeme Demostenes’in dünyanın en ünlü “hatibi” olmasının sebebi bundandır.

– Bedensel engelli Rudholph’un Olimpiyatlarda üç altın madalya alması bundandır.

– Uzun yıllar tekerlekli sandalyeye mahkum olan İngiliz fizikçi S. Hawking’i uzay konusunda dünyaya meşhur eden sebep de budur.

Dr. Yaşar Kuru

EN ÇOK İZLENENLER

Yazılarımız E-mailinize gelsin!

Send this to a friend