Tek ihtiyacın olan içinde sana fısıldayan anne!

Meslek hayatım boyunca birçok mail aldım, görüşmeler yaptım.

Hepsinde “Ben kötü bir anne miyim” kaygısı vardı.

Çünkü hiçbir şey hayallerimizdeki gibi olmuyordu.

Sahi ne hayal etmiştik biz?

Mis kokulu bebeğimiz beşiğinde mışıl mışıl uyuyacaktı.

Biz onun melek gibi uyuyuşunu izlerken huzuru bulacaktık.

Uyanınca hiç sorunsuz emecek, ek besinlere geçtiyse güzel güzel yemeğini yiyecekti.

Yüzü gözü yoğurt olmasına rağmen etrafın kirlenmesi bizim hiç umurumuzda olmayacaktı.

Onun bu şirin görüntüsün fotoğrafını çekip, sosyal medya hesaplarımızda “Güzelliğimi yoğurda borçluyum” yazarak paylaşacaktık.

Sonraa ona özene bezene aldığımız oyuncaklarla oturup sakin sakin nasıl oyunuyor izleyecektik.

Yavrumuz oyununu oynarken biz kitabımızı okuyacaktık. Arada bir kafamızı kaldırıp yavrumuza bakacak “Ayy ne güzel oynuyor, ne tatlı” diye düşünüp yüzümüzde tatlı bir tebessüm kitabımıza geri dönecektik.

Yavrumuz için yağsız, tuzsuz, şekersiz ama leziz mi leziz yemekler yapmanın peşine düşecek, bu yemekleri ise bir gün kuş, bir gün tavşan, bir gün çiçek şeklinde tabaklar hazırlayarak sunacaktık. O da iştahla yiyecekti tabi.

Bir de bu süslü tabakların resmini çekip sosyal medya hesaplarımızda paylaşacak, eşimiz dostumuzdan alkışları toplayacaktık.

Tuvalet alışkanlığı kazanma sürecinde biz de kakalara el sallayacak, diğer kakalara selam gönderecektik.

Onun için aldığımız güzel kıyafetleri, gönlümüzce giydirecek, parkta bahçede evde, hatta leğenin, sepetin, berenin içinde fotoğraflarını çekecektik.

Eee tatlı yavrumuza da leğenin içinden gülümsemek düşecekti.

Yeni doğan bebek oyuncakla oynamıyor, laftan sözden anlamıyor, sürekli ağlıyor, aralıksız emmek istiyor ya da emmeyi reddediyordu.

Süt bir türlü gelmiyor, gelse de acıyan meme uçlarıyla emzirmek çok zor oluyordu.

Herkesin bir göğsünden emzirirken diğer göğsünden sütler akarken senin niye sütün gelmiyordu!

Ya da keyif vermiyordu.

İyi anne değil miydik yoksa!

Yalnız değilsin o duvara ben de çarptım!

Ruhumu yaraladım, yaralarımı bebek kokusuyla sardım…

Tek ihtiyacın olan içinde sana fısıldayan anne!

Ona kulak ver.

Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal

EN ÇOK İZLENENLER

Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı…

Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı, Ona işaret parmağımı kaldırıp Yasaklar koymak yerine Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim. Hatalarını daha az düzeltir, Onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım Onu sadece gözlerimle izler,...
video

Çocuğun genital bölgesini incelemesi normal mi?

Çocuğun genital bölgesini incelemesi normal mi? Nasıl davranmalıyız? Pedagog Adem Güneş
video

Evlilikteki problemlere pratik çözüm önerileri – Psk. Dr. Zafer Akıncı

Evlilikteki problemlere pratik çözüm önerileri... -Psk. Dr. Zafer Akıncı  

Zafer Akıncı: Annenizin yanında eşinizi ezmeyin

Zafer Akıncı: Annenizin yanında eşinizi ezmeyin...

Çocukları için güvenlik, korunma ve güçlendirme teknikleri – “Hayır” demeyi öğretmek

Çocuklara uygulanan cinsel istismarda karşı koyabilme tekniklerinden olan "Hayır" diye kararlılık göstermek tacizciler için oldukça caydırıcıdır. Duyulmak istemezler. Cinsel İstismar yaşandığı zaman koca insanlar bile dehşetle...

Evlilikte eşlerin yaptığı yanlışlar nelerdir?

Evlilikte eşlerin yaptığı yanlışlar nelerdir? -Psikolog Dr. Zafer Akıncı  

Çocukları meşgul edecek 17 etkinlik!

Çocukların kıymetli zamanlarını  aktif ve eğlenceli bir şekilde geçirebilmeleri için 17 etkinliği sizlerle paylaşıyoruz. Çocukların ekran başında fazla zaman geçirmesinden şikayetçiyseniz bu alternatif etkinliklerle onları farklı çalışmalara yönlendirebilirsiniz. Daha fazlası için  oyun-etkinlikler...

Kullanmaya başladığınızda beyin yapınızı değiştirebilen 2 kelime!

Kullandığımız kelimelerin eylemlerimiz üzerinde büyük etkisi vardır. Eylemlerimiz de hayatımızı şekillendirir. Standford Üniversitesi’nde profesörlük yapan Bernard Roth iki kelimeyi kullanmayı bırakırsak çoğu şeyi değiştirebileceğimizi söylüyor. Hatta onların...

Arkadaşınıza gönderin!