Paylaşımsız iletişim fiyaskodur!

 Çocuğunuzun;

– Okunmaya ihtiyacı var, üflenmeye değil.

– Dokunulmaya ihtiyacı var, dokundurulmaya değil…

• Diyorsunuz ki;

– “ Ben çocuğumla çok konuşuyorum…yine de geçinemiyoruz.

– Çocuğumu sürekli dinliyorum… gene de yaranamıyorum.

– Çocuğumuzu evde serbest bırakıyoruz… bir türlü anlaşamıyoruz.

– Onun hiçbir işine karışmıyoruz… buna rağmen kötü oluyoruz…”…

• Bir defa;

– Çocuğun, çok konuşulmaya ihtiyacı yok.

– Çocuk, onu sürekli dinlemenizi de istemez.

– Aşırı serbest bırakılmaktan da nefret eder.

– Devamlı soru sorulmaktan, sorguya çekilmekten de haz duymaz.

• Çocuğun neye ihtiyacı var, bilir misiniz:

– Anlaşılmaya,

– Okunmaya… halinin okunmasına,

– Durumunun ve vaziyetinin anlaşılmasına,

– Hislerinin, duygularının paylaşılmasına.

• Ona sürekli konuşmanız;

– Onu devamlı dinlemeniz,

– Onu serbest bırakarak görmezlikten gelmeniz…

– Çocuğunuzu aksileştirir, agresifleştirir, geçimsiz hale sokar.

– Çünkü;

– Bu evde işe yaramadığını… kimse tarafından anlaşılmadığını düşünür.

• Yapmanız gereken:

– Ona söylediklerinizin, sorduklarınızın karşılığını “biraz” beklemektir.

– Onun, sizinle paylaşmak istediklerine karşı:

– Koro şefinin, saz ustalarının enstrümanlarına eşlik ettiği gibi, çocuğunuzun söylediklerine “eşlik” etmektir.

– Çocuğunuza; yaşına-başına göre yapabileceği işler ve sorumluluklar vermektir.

– Bu konuda da, zarar-ziyanlarına, geç yada hiç yapmamalarına karşı oldukça sabırlı olmakve “ağırdan” almaktır.

• Düşünebiliyor musunuz,

– Eşiniz akşam eve geldiğinde;

– Sizden sofra istemese, size ne yemekler var demese, sabahleyin temiz gömlek sormasa, çorap-çamaşır istemese,

– Gece boyu sizi sadece “itina” ile dinlese,

– Size bol bol konuşsa…akıl verse, sizi durmadan yönlendirse…

– Kendinizi nasıl hissedersiniz…

– Sorduklarına cevap vermekle yetinmiş olsanız,

– Anlattıklarına, söylediklerine karşı; başınızı emme-basma tulumba gibi sallasanız…o kendisini nasıl hisseder…

– Veya;

– Sizin anlatıp söyledikleriniz hakkında eşiniz böyle davranmış olsa;

– “ Evliya gibi eşim var benim…ne mübarek adam…” der misiniz…

– Onunla, saatlerinizi paylaşmaktan zevk duyar mısınız…

• İşte bunun gibi, çocuğunuzla;

– Salt iletişim kurmakla…onunla karşılıklı konuşmakla,

– Sürekli konuşarak onu susturmakla,

– Ya da, devamlı susarak onu dinlemekle,

– Onu kendi haline serbest bırakarak, ne halin varsa gör demekle…

– Onunla; hayatı, gerçekleri, varlıkları-yoklukları paylaşmış olur musunuz?

• Çocuk;

– Kendisi ile iletişimde bulunan ebeveyni hakkında:

– Acaba bana zararı dokunur mu,

– Acaba beni incitir mi,

– Acaba beni anlıyor mu,

– Acaba “doğal” mı, yoksa “yapmacık” mı,

– Acaba mert mi, yoksa kaypak mı…diye düşünür.

• Buna göre; kendisini garantiye alarak, sizinle gereken şekilde iletişime ya geçer, ya da geçmez.

Yaşar Kuru

EN ÇOK İZLENENLER

Yazılarımız E-mailinize gelsin!

Send this to a friend