‘Okula Gitmek İstemiyorum’ Sözlerini Sıklıkla Söyleyen Çocuklar için

Karın ağrısı şikayetleriyle başlar. “Hasta hissediyorum. Kusacakmışım gibi hissediyorum. Okula gidemem.” Doktora götürürsünüz. Mide asidini giderici ilaçlar verirsiniz. Hiçbir şeyin faydası yok gibidir.

Bu her yıl tekrar yaşanır.

“Karnım ağrıyor. Okula gidemem.” Cumartesi günü daha iyi hisseder. Pazar günü daha iyi hisseder. Sonra Pazar gecesi hepsi yeniden başlar. “Karnım ağrıyor. Okula gidemem.”

Yine mi, diye düşünürsünüz! Bu ne zaman sona erecek? Ona nasıl yardım edebilirim? Genellikle bu durum okul kaygısıdır.

 

Size okulu sevdiğini söyleyecektir. Arkadaşları olduğunu. Zorbalığa uğramadığını… Üstelik hepsi doğrudur da. Ancak yine de okula gitmek konusundaki aynı direniş her yıl yeniden yaşanır. Okul kaygısının gizemli dünyasına hoş geldiniz.

 

Ne yazık ki kaygı genellikle karın boşluğumuzdaki yanma hissiyle kendini belli eder. Bazen kaygı beyni tümden es geçerek karnımıza doğru kestirme bir yol çizer. Çocuğunuzu bu kötü vaziyette bulduğunuzda ona yardım etmeniz için yol gösterebilecek bazı yöntemler:

1.Doktora gidin.

Ne dediniz? Bize kaygısı olduğunu söyleyerek durumu atlattı zaten, neden doktora götürmemiz gereksin ki? İki sebepten ötürü: 1) Fazlaca tedbirli olmak iyidir. İleride ne yapacağınızı kestirmek ya da gerçek tıbbi bir durumu gözden kaçırmak istemezsiniz. 2) Eğer doktor başka tıbbi sebepleri elerse bu çocuğunuzun (tabi sizin de) kaygı ile karın meseleleri arasındaki bağlantıyı benimsemesine yardımcı olacaktır.

2. Çocuğunuza acısının gerçek olduğunu anladığınızı söyleyin.

Karınlarını kasıp kavuran şey kaygı olsa da acı gerçektir. Acı aynıdır. Bu yüzden, çocuğunuz tuvalette iki büklüm olurken gerçekten acı hissetmektedir. Kusacakmış gibi hissettiğini söylediğinde gerçekten kusacakmış gibi hissetmektedir. Çocuğunuza, canının yandığını bildiğinizi ve ona yardım etmek istediğinizi açıklayın.

3. Kaygının nasıl bir şey olduğunu anlatın.

Çocuğunuzun kaygının nasıl bir şey olduğunu anlamasına yardımcı olun. Ben bazen çocuklara bunu şu şekilde açıklıyorum (yaşlarına bağlı olarak):

Bazen endişeler karnımızı acıtır. Bazen endişeli olduğumuzu, karnımız acıyana kadar bilmeyiz bile. Bu çok kafamızı karıştırabilir.

Endişeler karnımızda, bize kendimizi hasta hissettiren bir asit meydana getirirler. Endişeler bize patronluk taslamak isterler ve bir şeylerden uzak durmamızı isterler. Onların istediği şeylerden uzak durduğumuzda ise daha da büyürler.

Bu yüzden, endişelerin karnını acıttığında okula gitmekten uzak durmanı istiyorlar. Okuldan uzak durursan ne olacak tahmin et? Endişelerin daha da büyüyecek ve karnın okula gitmen gereken her gün acıyacak. Pes etmemen ve senden istediği şeyi yapmaman gerek; ona karşı savaşarak ve okula giderek küçülmesine yardımcı olabilirsin. Ne kadar çok savaşırsan senin üzerinde o kadar az gücü olacaktır.

4. Onu evde tutma refleksinden uzak durun.

Şimdi sıra, bilgisayar ekranının başında çığlık atmanıza neden olacak olan ipucuna geldi. Mümkün olduğunca onu okula göndermeyi deneyin, deneyin, deneyin. Biliyorum, bana güvenin; bazen karşı koymanın imkansız geleceğini biliyorum.

Çocuğunuzu kelimenin tam anlamıyla okula taşımakla bunu ayırın; bu bazen mümkün olmayabilir. Bunu anlıyorum ve onları pijamalarıyla taşımaktan söz etmiyorum. Nihai hedefinizin elinizden geldiğince onun okula gitmesini sağlamak olduğunu zihinsel olarak bilmek istiyorsunuz.

 

Bazı anne babalar, çocuklarını hastayken okula gönderdiklerinde soğuk ve acımasız davrandıklarını hissedebilirler. Doktorun çocuklarınızda kaygı dışında herhangi bir tıbbi rahatsızlık bulunması olasılığını elediğini kendinize hatırlatın. Bu tamamıyla kaygı; kaygılarının kazanmasına izin vermek, bu sorunu yalnızca büyütür. Okula gitmesi için onu teşvik ederek ve mümkün olduğunca okulda kalmasını sağlayarak ona yardım ediyorsunuz.

Acısı gerçektir ve endişeleri gerçektir. Kaba kuvvet ya da cezalandırıcı yöntemler kullanmak işe yaramaz.

Çocuğunuzun yardıma ihtiyacı var; sizin de öyle. Okuldaki danışmandan (eğer varsa)  ya da okul yönetiminden mümkün olan en yakın zamanda destek alın. Okul, çocuğunuzun kaygıyı atlatmasına nasıl yardım edebileceğiniz konusunda bir plan geliştirmek için sizinle birlikte çalışabilir.

5. Çocuğunuzu terapiye götürün.

Ahhh gerçek bir terapist gibi konuştum değil mi? Pek değil. Terapinin her şeyin cevabı olduğunu düşünmüyorum, bir terapist olmama rağmen. Yine bu konu özelinde – durum çok hızla yokuş aşağı yuvarlanabilir. Bu terapi seanslarımda başa çıkmak zorunda olduğum en zor konulardan biridir. Genellikle derinine indiğimde karın ağrısının altında bir kaygı vardır.

Bu sorunla ilgili gördüğüm en yaygın 5 endişe şunlardır:

Annesinden uzak olmaktan korkuyordur – (Yalnızca onunla birlikteyken iyi hissediyorum)

Güvenlik konusunda endişeleniyordur

Annesinin güvenliği hakkında endişeleniyordur

Okulda kusacağından korkuyordur

Ödevlerde zayıf olacağından endişeleniyordur (bu çocukların çoğu akademik olarak ileri düzeyde olsa da)

Bir ebeveyn olarak bunun en yorucu mücadelelerden biri olduğunu biliyorum. Bununla tek başınıza savaşmak zorunda kalmamak için destek alın!

Kaynak:http://cocuklaringelisimi.com

EN ÇOK İZLENENLER

Yazılarımız E-mailinize gelsin!

Send this to a friend