Öğrencilerimizi Sevecekleri Kitaplarla Tanıştırmayı Nasıl Başarırız?

“Kitap eşleştirmesi”, öğrenciyi doğru kitaba yönlendirme sanatıdır.

Bunu başarıyla gerçekleştirmek için eşleştirmeyi yapan kişinin (yani öğretmenin) öğrencinin kişiliğini, ilgi alanlarını, isteklerini ve okuma düzeyini bilmesi gerekir.

Nihai hedef, öğrencileri sevecekleri ve okumayı sürdürecekleri kitaplarla buluşturmaktır.

Kitap eşleştirmesi, başarılı olduğu takdirde öğrencinin okumaya olan ilgisi artırır ve aynı zamanda öğrenciler ile öğretmenler arasında güçlü ilişkiler geliştirmeye de yardımcı olur.

Neden kitap eşleştirmesi yapmalıyız?

Okul dersleriniz için kaç roman okudunuz? Ben birkaç tane okumuştum; çoğuna yalnızca göz gezdirirdim, okumaya dayanamadıklarımın da özetlerine bakardım. Ancak evdeyken kitap okumaya doyamazdım.

Kendi tecrübemden yola çıkarak, öğrencilere kitap seçimlerinde fikirleri sorulduğunda ve seçme hakkı verildiğinde okuduklarını benimseyebildiklerini söyleyebilirim. Kitap eşleştirmesi, bu fikri derslerimizde uygulamamıza olanak sağlıyor.

Kitap eşleştirmesini etkili kılmak için ne yapmalıyız?

Kitap eşleştirmesi kolay bir iş gibi gözükse de, bu uygulamaya tam anlamıyla hakim olmanız için hem zaman hem de sabır gerekiyor.

İşte, başlamanıza yardımcı olacak altı adım…

1- Yeterli sayıda kitap toplayın: 

Kitap eşleştirmesine başlayabilmek için önce yeterli sayıda kitaba sahip olmalısınız. Bunu bir sınıf kütüphanesi oluşturarak ya da okulunuzdaki veya çevrenizdeki kütüphanelerin kaynaklarını kullanarak gerçekleştirebilirsiniz.

Öğrencilerle doğru eşleştirmeler yapabilmeniz için hem kurgusal hem de kurgusal olmayan kitaplardan oluşan bir çeşitliliğe ihtiyacınız olacak.

2-Kitapların erişilebilir olmasını sağlayın: 

Kitaplar, hem öğretmenler hem de öğrenciler tarafından kolayca bulunabiliyor olmalı.

Bence en kolay ve en erişilebilir yöntem, metinleri önce kurgusal ve kurgusal olmayan diye ayırmak, ardından da türlerine göre (bilim kurgu, tarihi, gençlik vb.) düzenlemek.

3-Kitaplarınızı tanıyın: 

Kitap eşleştirmesi yapan kişilerin “ürünlerini” iyi bilmeleri gerekir. Kitapları okuyun. Bu kitapları okuyan diğer insanlarla kitaplar hakkında konuşun.

Kitaplar hakkındaki makaleleri okuyun. Kitap özetlerini araştırın.

Kitap eşleştirmesini ne kadar uzun süre uygularsanız – çoğunu okumuş ya da öğrencilerinizle üzerine konuşmuş olacağınız için – kaynaklarınızı tanıma şansınız da o kadar artar.

4-Kitaplar hakkında konuşun: 

Her dersinizin birkaç dakikasını kütüphanenizden okuduğunuz, başkası tarafından tavsiye edilen veya yeni çıkmış bir kitabı tanıtmaya ayırın.

Okumanın sizde yarattığı heyecanı gösterin ve okuduğunuz metnin hangi tür okuyucuya hitap ettiğini açıkça belirtin. Her konuşmanızda farklı öğrencilerin dikkatini çekmek için çeşitli türlerden ve okuma düzeylerinden kitaplar seçtiğinizden emin olun.

Öğrenciler bir kitabı bitirdiğinde onlardan da kitap hakkında konuşmalarını isteyin. Buradaki amaç mümkün olduğunca çok sayıda kitap tanıtmak ve öğrencilerin ilgisini çekmek.

5-Deneme yanılma yöntemini kullanın:

Bazen, onları tanımanıza ve daha önce ilgilerini çeken kitaplar bulmayı başarmış olmanıza rağmen öğrencileri doğru kitapla eşleştirmek uzun sürebilir.

İşte burada deneme yanılma yöntemi devreye giriyor. Eşleştirmesi zor öğrencilerime ilgi alanları, okuma alışkanlıkları ve geçmiş okuma seçimleri hakkında bildiklerime dayanarak denemeleri için üç ila beş adet kitap veriyorum.

Doğru kitabı bulmak on ya da daha fazla sayıda kitap gerektirebilir, ancak bu süreç size öğrencinin hangi kitaplara ilgi duyduğuyla ilgili çok şey öğretecektir. Hatta, sizin başta hiç düşünmediğiniz bir kitabı seçmelerine oldukça şaşırabilirsiniz.

6-Düzenli olarak fikir alışverişinde bulunun: 

Kitap eşleştirmesini yapan kişiler, eşleştirmenin etkinliğinin devam ettiğinden emin olmak için okuyucularla sürekli konuşmalı ve onları kontrol etmeliler.

Bunu yapmak, öğrencileri bir sonraki sefer hangi kitaba yönlendirmeleri gerektiği konusunda da yardımcı olur. Kitap eşleştirmesinin bir başka amacı da öğrencileri bir “okuma yolu”na sokmaktır, yani “Bu kitabı beğendiysen şu kitabı da denemelisin” gibi tavsiyelerde bulunarak öğrencileri yönlendirmelisiniz.

Ancak aynı zamanda, öğrenci ilgisinde bir azalma görüldüğünde ya da öğrenci başka bir kitaba ihtiyaç duyduğunda bu yoldan nasıl uzaklaşmanız gerektiğini de bilmelisiniz.

Başarı hikayeleri…

Bir kere başladıktan sonra kitap eşleştirme sürecinde uzmanlaşmak daha kolay hale gelir.

Ve yaşayacağınız başarı hikayeleri, sizi çabanızın değdiğine ikna etmek için fazlasıyla yeterli olacaktır.

Kitap eşleştirmesi yaptığım yıllardan birkaç etkileyici hikaye anlatmak isterim.

Bunlardan biri, tacize uğramış bir öğrencimin ona önerdiğim kitap için “Söylemek istediğim, ancak nasıl söyleyeceğimi bilmediğim her şeyi söylüyor,” demesiydi…

Hiç kitap okumayan, ancak üç yıl içinde adeta bir kitap kurduna dönüşmesine yardımcı olduğum bir öğrencim vardı. 10. sınıfta dersime ilk girdiğinde, hayatında henüz tek bir kitap bile okumamıştı.

İki yıl boyunca deneme yanılma yöntemini uygulayarak, nihayet 12. sınıftayken ilgi alanı (go-kart yarışları) ve okuma düzeyi (5-6. sınıf) ile ilgili bildiklerimi birleştirerek onu “doğru” kitapla eşleştirmeyi başardım.

İlk eşleştirmeden sonra, öğrencimi ilgisini çeken ve okuma düzeyine uygun başka kitaplarla tanıştırdım.

Yıl sonunda tam on bir kitap okumuştu. O artık okumaktan gerçekten müthiş keyif alan biri ve bu özelliği lise edebiyat dersinden çok sonra bile onunla kalmaya devam edecek.

Eğitimpedia

Kaynak: https://www.edutopia.org/