Merak eden çocuk nasıl yetiştirilir?


Prof. Alison Gopnik bebekleri teker teker bir odaya alıyor.

Ulaşamayacakları bir noktaya bir oyuncak koyuyor. Aynı zamanda bir de oyuncak tırmık veriyor.

Bebekler oyuncak tırmık ile oynamaktansa ellerindeki tırmık ile diğer oyuncağı kendilerine çekmeye çalışıyor.

Ama ilginç bir şey oluyor.

Çocuklar zorla ulaştıkları oyuncakla oynuyor, arada sırada da oyuncağı tekrar fırlatıyor.

Neden oyuncakla sürekli oynamıyor da fırlatıyor?

ÖĞRENME MAKİNESİ İNSAN

Canlıların çoğu menopozdan hemen sonra ölürken insanoğlu uzun süre yaşamaya devam ediyor.

Menopozdan hemen sonra ölen türler ile hemen ölmeyen türleri karşılaştırdığımızda ilginç bir bulgu ortaya çıkıyor.

Bir türün davranışları ne kadar içgüdüyle belirleniyorsa, yani öğrenme ihtiyacı azsa, o tür menopozdan sonra o kadar erken ölüyor.

Yavru, içgüdüyle hayatta kalabildiği için annesinden ilk bakımdan başka beklentisi yok.

Anne, yavrusuna bir şey öğretmek zorunda değil.

Üreme kapasitesini kaybettikten sonra yaşaması için bir sebep de yok.

Ama bir türün davranışları kültür, yani öğrenme üzerine kuruluysa o zaman anne yavrusuna çok şey öğretmek zorunda.

Bu durumda anne, üreme kapasitesini kaybetse de yavrunun hayatta kalması için daha uzun yaşamak zorunda.

Örneğin bir anne fil yavrusuna tam iki yıl bakıyor ve menopozdan ortalama beş yıl sonra ölüyor.

İncelediğimizde görüyoruz ki fillerin öğrenme üzerine kurulu bir kültürü var.

İnsanda durum ne? Menopozdan sonra en uzun yaşayan canlı insan.

Çünkü öğrenme insan için temel bir ihtiyaç.

Bu yüzden bir çocuk öğrenme makinesi olarak doğuyor ve sürekli çevresini keşfediyor.

MERAK VE ÖĞRENME

Prof.Gopnik araştırmasını bunu keşfetmek için yapmıyor ama bu mekanizmayı gözlemleyebiliyoruz.

Çocuklar oyuncağa tırmık aracılığıyla ulaşıyor ama bazı çocuklar oyuncağı tekrar başka yere fırlatıyor ve tırmıkla yeniden almayı deniyor.

Aslında çocuklar hangi durumlarda tırmıkla oyuncağa ulaşabileceklerini, hangi durumlarda ulaşamayacaklarını test ediyor.

Çocuklar, bir nevi deney yapıyor.

Hangi durumlarda oyuncağa ulaşabilirler, hangi durumlarda ulaşamazlar, onu merak ediyorlar.

Yani çocuklar bir oyun ortamında bile öğrenmeyle ilgileniyor ve öğrenmeyi tetikleyen unsur da merak.  

SİSTEM ÇOCUĞUN MERAKINI ÖLDÜRÜYOR

Çocuklar doğuştan meraklıdır. Her şeyi kurcalar ve sürekli soru sorarlar. Ama çocuk okula başlayınca soru sormayı bırakır ve sadece kendine sorulan soruları yanıtlar.

Soruları nasıl yanıtlar? Düşünerek ya da keşfederek değil, ezberleyerek. Yani okullarda çok az öğrenme vardır.

O zaman çocuklardaki merak duygusunu nasıl ateşleyeceğiz ve öğrenme heyecanını nasıl oluşturacağız?

İHTİYAÇ ÖĞRENMEYİ TETİKLER Mİ?

– 1975 yılında Kanadalı araştırmacı Rubin “Kimler çok iyi dil öğrenir?” sorusunun yanıtını bulmak için bir araştırma yapıyor.

İlginç bir sonuç çıkıyor. Tahmin edilenin aksine, dile en çok ihtiyaç duyan, dili en iyi öğrenen olmuyor.

Etrafınızda da insanlar vardır. Dil öğrenseler terfi alacaklardır ya da iş bulacaklardır ama yine de öğrenemezler.

En iyi öğrenenler, o dilin kültürüne ilgi duyanlar çıkıyor.

Öğrenmeyi ihtiyaçtan çok ilgi tetikliyor. Peki ihtiyacın rolü yok mu?

Var tabii ki ama yetişkinler bile çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını bilmezken çocukların ihtiyaçlarını bilip ona göre öğrenmelerini beklemek haksızlık olur.

İhtiyaç durumsal ve geçici olduğu için daha güvenilir ve sürekli bir motivasyon kaynağı bulmak gerekir. O ne? İlgi.

İLGİ ODAKLI ÖĞRENME

O zaman okullarda ihtiyaç odaklı öğrenmeden ziyade, ilgi odaklı öğrenmeye geçmek gerekiyor.

İlgi odaklı öğrenmenin temelinde de ‘merak’ var. Öğretmen keşif gerektiren sorular sorarak, araştırma ve deneyler yaptırarak ve ortaya çıkan ürünleri paylaşma olanağı vererek çocuklarda merak duygusunu canlı tutabilir.

Bir öğretmen merak duygusu uyandırabilirse ve çocuğu keşfetme sürecine sokabilirse, o çocuğu her şeye ilgi duyar hale getirebilir.

Böylece de sürekli bir iç motivasyon sağlayabilir.

Bilirsiniz, çoğu çocuk dinozorlara ilgi duyar.

Dinozor onların bir ihtiyacını karşılıyor mu? Hayır. Yani ilgi merak sağlamakta çok güçlü bir araçtır.

Çocuk merak ettiği şeyleri öğrendikçe gelişir. Geliştikçe ilgisi daha da artar.

Yani merak öğrenmeyi, öğrenme ilgiyi, ilgi de daha çok merakı getirir.

Bu döngü ömür boyu devam eder.

Bu şekilde yaşam boyu öğrenen ve sürekli motivasyonu yüksek insanlar yetiştirmiş oluruz.

Okullardan istediğimiz de zaten bu değil mi?

Dr. Özgür Bolat

-Hürriyet


Arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz

Ad Blocker Detected!

Advertisements fund this website. Please disable your adblocking software or whitelist our website.
Thank You!

Send this to a friend