Melatonin Gücü: Genç Kalmanın İyi Uyumanın Ve Mutlu Hissetmenin Basit Bir Yöntemi Var

Melatonin her zaman büyük bir bilimsel ilgi uyandırdı. Melatonin uyku ve gençliği destekler. Uyku ve uyanıklık döngülerimizden sorumlu olmanın ötesinde, biyolojik saatimizin de anahtarıdır. Aslında, insanlara göre, yaşlanma sürecini yavaşlatmak, zihinsel ve fiziksel bozulmayı durdurmak ve yaşlı zihinleri gençleştirmek ve hayattan daha fazla zevk almak için aranan sırrı bulabildiğimiz yer.

İlk bakışta, böyle bir şey bize bir hayal ürünü, bir imkansızlık gibi görünebilir. Ancak nöroendokrinolog Walter Pierpaoli, “The Melatonin Miracle (Melatonin Mucizesi)” adlı kitabında, Richmond Üniversitesi Tıp Bölümündeki araştırmasının olumlu laboratuvar sonuçları ürettiğini açıklıyor.

Melatonin vücut tarafından üretildiği gibi kapsül veya hap şeklinde de dışarıdan kolayca temin edilebiliyor. Melatonin tüketenlerin çoğu, uyku döngülerini düzenlemek için bunu yaparken, büyük bir kısmı ise melatoninin gençleştirici etkisinden faydalanmakta istiyor. Ergenlik döneminde melatonin düzeylerinin düştüğü ve 40’lı yıllarda vücudumuzun üretim seviyelerini büyük ölçüde azalttığı bilinen bir durum. Dolayısıyla, gençliğimizin biraz daha fazlasını elde etmenin anahtarı, bu melatonin açığını telafi etmekten geçmektedir. Peki ama bunu nasıl yapacağız?

Melatonin veya N-asetil-5-metoksitriptamin, triptofandan yapılmış ve epifiz bezinde üretilen bir hormondur ve bu hormonu daha düzenli olarak üretebilmek için, gün boyunca ortaya çıkan farklı gün ışığı ve karanlık döngülerinden faydalanmak gerekiyor. Yani melatonin güneşin doğuş ve batışıyla ilişkili bir hormondur.

Örneğin, akşam saat 8:00-9:00 civarında melatonin seviyeleri yükselmeye başlar ve gece saat 3:00-4:00 civarına kadar bir yere kadar giderek artar, ki bu aynı zamanda vücut ısımızın çok düşük olduğu an da olur. Bilim adamlarının “biyolojik sıfır sıcaklığı” dedikleri şey bu. Bu saatlerden sonra melatonin seviyeleri tekrar düşer. Gün ışığının doğuşuyla beraber en düşük seviyelere ulaşır, melatonin etkisi kaybeder ve kortizol gibi uyandırıcı hormonlar devreye girer.

Melatonin ile ilgili tüm bu bilgileri okuduktan sonra ilk tepki olarak, eczaneye giderek bir şişe melatonin almak isteyebilirsiniz ve gerçekten de faydasını görebilirsiniz. Ancak gıda takviyesi olarak melatonin almadan önce kendi vücudumuz tarafından üretilen melatonin miktarını arttıracak bir kaç yaşam stili değişikliği ve belli başlı besinlerin tüketimine öncelik vermek daha akıllıca bir davranış ve doğal bir yaklaşım olacaktır.

Melatonini arttırmanın yolları

Mümkün olduğunca doğal ışık döngüleriyle uyumlu bir hayat sürmek melatonin miktarının en yüksek seviyelerde olması için gereklidir. Kısaca açıklamak gerekirse, gece en erken 09:00 ve en geç 01:00 arasında uyumak ve sabah güneşin doğuşu ve havanın aydınlanması esnasında uyanmak melatonin üretimimiz için oldukça faydalı olacaktır. Uyku ile alakalı olarak birçoğumuzun yaptığı büyük bir hata olan gece yatağımıza bilgisayar, tablet ya da cep telefonu gibi elektronik cihazları almak ve bu cihazlara bakmak, yaydıkları mavi ışık sebebiyle, beyin epifizimizi etkileyerek melatonin üretimizi engelleyeceği için zararlıdır.

Tüm bunların yanı sıra, diyetimize bir kaç besini ekleyerek melatonin salınımını arttırabiliriz. Bu konuda ise özel bir amino asit türü olan triptofan ön plana çıkar. Bu madde melatonin ve ayrıca serotonin üreteminde öncüdür ve destekler. Aşağıda listelediğimiz şu yiyeceklerden uygun miktarlarda diyetinize uygun olarak tüketmek triptofan üretimini ve dolaylı olarak melatonin üretimini de arttıracaktır;

  • Yumurta sarısı.
  • Plantain, muz, ananas, avokado ve erik.
  • Çikolata doğal bir şekilde melatonin üretmek için triptofan seviyelerini yükseltmek için harika bir yoldur.
  • Spirulina
  • Su teresi, ıspanak, pancar, havuç, kereviz, yonca, brokoli, tarihler.
  • Fındık (badem, ceviz, antep fıstığı, kaju fıstığı)
  • Tohumlar (susam, kabak, ayçiçeği, çemen otu).
  • Çukur buğdayı.
  • Alabalık mayası.
  • Fasulye (garbanzos, mercimek, fava, soya)

Şimdi, melatoninin uyku ve uyanıklık döngülerimizi düzenleyen basit bir hormondan çok daha fazlası olduğunu gördük. Melatonin aynı zamanda gençlik ve iyi hissetmenin molekülüdür ve bizi gezegenimizle uyum içinde yaşayabilmemiz için Dünyamızın doğal ritmlerine bağlayan bir köprüdür.