Kıyaslama yapmak nelere yol açıyor?

Kıyaslama yapma davranışı nelere yol açıyor, kişide hangi duyguları uyandırıyor?

Doğrudan ya da dolaylı olarak kişide uyandırdığı duygulara geçmeden asıl tanımına bakmakla başlayalım:

Türk Dil Kurumunda, kişi ve nesneleri benzer ve farklı yönleri ile karşılaştırmaya kıyaslama yani mukayese etme tanımı kullanılmış.

Bu tanımdan hareket edersek kıyaslama yapmanın, birey olarak var olma ve özgün olma konusunu sekteye uğratan bir eylem olduğunu anlayabiliriz.

Maslow Teorisindeki ilk ihtiyacımız fizyolojik ihtiyaçlarımız yani yaşamımızı devam ettirecek ihtiyaçlarımızdır.

Ondan sonra güvenlik ihtiyacı vardır ki bulunduğumuz ailede, toplumda, ortamda güvende olmak isteriz.

Bu teoriye göre üçüncü ihtiyaç alanımız ise ait olma ve sevgi ihtiyacımızdır.

Bu seviyedeki ihtiyaç ise, başkaları ile ilişki kurmak, kabul edilmek ve bir yere ait olmak ile ilgilidir ve bu ihtiyaçlar karşılandığında ait olduğumuzu hissederiz.

Türk Dil Kurumu tanımından kıyaslamanın, birey olma ve kabul görme davranışının bir arada olmadığını dolayısıyla ait olma ihtiyacını karşılamadığını anlıyoruz.

Çocuk; aile içinde başkaları ile davranışları, başarısı ya da dış görünüşü ile karşılaştırıldığında ait olma ihtiyacını giderememiş oluyor.

Çalışan; iş yerinde kıyaslama ile karşılaştığında düşük motivasyon ile işine devam etmeye başlıyor.

Yine ait olma ihtiyacı karşılanmamış oluyor.

Sevgi ve ait olma duygusu kıyaslamayla yara almış bir birey, kendi performansını etkin kullanmak konusunda da sıkıntılar göstermeye başlıyor.

Çalışan işi yavaşlatıyor, çocuklar davranış problemleri ile kendini ifade ediyor.

Kıyaslama yapmanın en temelinde ise kıyaslanan kişinin kendisi ile ilgili değersizlik duygusu oluşmaya başlıyor.

Değersizlik hissi ise bireyin potansiyelini ortaya koymasında temeldeki sorun olmasına rağmen yüzeyde öfke krizleri ile ortaya çıkıyor.

Öfke bazen pasif agresif şekilde bazen de yoğun kriz şeklinde kendini gösteriyor.

Toplumumuzda sıkça karşılaştığımız bu durumdan, sanıyorum, ancak ‘birey’ olarak kabul etme yetimizi geliştirerek kurtulacağız.

Sevgilerimle

Dilek Söylemez

Psikolojik Danışman

İletişim:

www.dileksoylemez.com

www.instagram.com/dileginimgeleri

Kitaplarım:

E-kitap: Kişisel Gelişim Değil İçsel Yolculuk

E-kitap: Yeterli Anne Baba

EN ÇOK İZLENENLER

Ergenlerle iletişimin püf noktaları

Ergenliğe giren çocukla iletişimde ilk adım... Psikolog Yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen'den ebeveynlere ergenlik dönemine girmiş çocuklarla iletişimin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları veriyor... Daha fazla...

Çocuklarınızı “besici” mantığıyla yetiştirmeyin!

Çocuklarınızı "besici" mantığıyla yetiştirmeyin! Prof. Dr. Üstün Dökmen'den ebeveynlere tavsiyeler... Videoyu izledikten sonra daha fazla kişinin faydalanması için arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Dilerseniz 2. videodan programın tamamını  izleyebilirsiniz. Videonun tamamı:

Dikkat! Bu sözler boşanmaya neden oluyor!

Boşanmaya neden olan sözler... -Canten Kaya

Beklentilerimiz ne kadar az ise mutluluğumuz o kadar…

Beklentilerimiz ne kadar az ise mutluluğumuz o kadar fazla olur... Alişan Kapaklıkaya  

Azap Osman çocuğunu neden bir tüfeğe değişmişti?

25 Aralık Gaziantep'in düşman işgalinden kurtuluş günüdür. Şimdi birilerine herhangi bir gün gibi gelebilir ama bu öyküyü dinlediğinize herhangi bir gün olmadığını anlayacaksınız. Dilerseniz tamamını videonun...

Çocuklarınızı dövmeyin…

Çocuklarınızı dövmeyin... Halkla ilişkiler mesleğinin efsane ismi Betül Mardin'in hayat hikayesinden bir kesit... Konuşmanın tamamını aşağıdan ikinci videodan izleyebilirsiniz... Daha fazla kişinin faydalanması için arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. İyi seyirler... Çocuklarınızı...

Alişan Kapaklıkaya’dan anne-baba ve eşlere çok önemli mesajlar!

Alişan Kapaklıkaya’nın vefat eden kızı için yazdığı mektup herkesi ağlattı!
video

En şifalı 10 meyve! Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

En şifalı 10 meyve hangileridir? Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu en şifalı 10 meyveyi açıklıyor...  

Arkadaşınıza gönderin!