İsteklerini vurarak yerine getirtmeye çalışan çocuklar…

İsteklerini ebeveynlerine vurarak yerine getirtmeye çalışan çocuklar bunu başardıkça, güç gösteren erişkinler onlara “kazananlar” olarak örnek gösterildikçe, isteklerine ulaşamasalar bile en azından ebeveynlerinin ya da toplumun ilgisini çekebildikçe dur diyebilmek zordur.

Durdurmanın ilk adımı “Hayır, bu şekilde davrandığın sürece seninle ilgilenmeyeceğim” demektir.

Siz duygunuzu ve doğruyu ifade edebildiğiniz zaman ona da,isteklerini,düşüncelerini sağlıklı ifade etmeyi öğretebilirsiniz.

İkinci öğretmeniz gereken ne kadar isterse istesin her istediğinin olmayacağıdır. İsteklerinin uygun, gerekli ve hak edilmiş olduğunu anlayarak büyümesi gerekir.

Daha o yaşta onu şiddet gösterdiğinde durdurmalısınız. Şiddetle, bağırarak, başkalarına zarar vererek sonuç alamayacağını o yaşta öğrenmediği zaman aynı davranışı farklı olsa da sürdüren erişkinler oluyorlar.

Belki karşılarındakine yumruk atmıyorlar ama çeşitli şekilde zarar vererek başarı sağlayacağına inanan erişkinler oluyorlar.

Çalışmak, emek vermek, düşünmek, başkalarının haklarına ve isteklerine değer vermek yerine zorla, hile ile, dedikodu ya da şantajla başardıklarını sanan “büyükler” oluyorlar.

Küçük bir çocukken size vurmaya çalıştığında acıtmadığı için veya size eğlenceli geldiği için ya da durdurmadığınız için, şiddet çocuk için bir oyun, bir ilişki biçimi şeklinde algılanıyor.

Gittikçe sınırlanma eşiği düşüyor, daha çok şey isteyip daha çok şiddet, gösterip yanlış yollar deniyor. Yaptığının iyi ve doğru bir şey olduğu inancı ile büyümeye başlıyor.

Eğer durdurmayıp, isteklerini yaparsanız isteklerini yaptırma yolunu belirliyorsunuz.

Şiddetine şiddetle karşılık verirseniz güçlü olanın kazanacağı kanısını kazandırıp şiddet öğretiyorsunuz.

Kısacası şimdi durduramazsanız, dur diyemezseniz onun geleceğini belirlemiş olacaksınız.

Ve bir gün başkaları dur demeye çalışacaklar.

Asıl önemlisi, başkalarına zarar verseler de, sorun çıkarsalar da, becermiş görünseler de hep en çok zarar gören kendileri olacaktır.

Prof. Dr. Bengi Semerci