Hayatımın en şaşkın günleriydi

Hayatımın en şaşkın günleriydi.

İkiz çocuklarım doğdu ve altı ay sonra tekrar hamile olduğumu öğrendim.

Hem lohusayım, hem hamileyim ve çalışıyorum.

Duygularımı, hallerimi, sıkıntımı var sen düşün.

O dönemde biri beni çooook üzdü.

Öyle böyle değil; çook.

O düştüğüm çukurun içinden çıkarken demiştim ki “Kendime sözüm olsun, her şeyi unutacağım ama bu kızı asla unutmayacağım.”

Geçen gün o kızı gördüm.

Tanımadım.

Unutmuşum.

Vallahi unutmuşum.

Selam verdi, beni tanıyan, benim tanımadığım biri sandım.

Selam verdim.

İsmini söyledi.

Çok özür dilerim dedim, tanıyamadım.

Kendini tanıttı sonra da ondan sonra çıkarttım.

Bugün bir can arkadaşımla konuştuk.

Sıkıntılarından bahsetti.

Ona bunu anlattım.

Dedim ki her ne yaşıyorsan yaşa, yıllar geçiyor ve bugünün sıkıntıları geçmişin silik hatıraları olarak kalıyor.

Bir gün bu sıkıntılarını hiç hatırlamayacaksın; ona göre üzül…

Size de söylemiş olayım bu vesileyle.

Başkaları yüzünden üzülürken ona göre üzülün.

Üzülmeyin demiyorum bak, üzülün ama küçücük, azıcık, eser miktarda, mini minnacık, böyle hiç üzülmedi demeyecek kadar, hemen elinizin tersiyle öyle, dostlar alışverişte görsün gibi, göstermelik bi üzüntü kâfi…

Şermin Yaşar