Kafka, Küçük Kız ve Oyuncak Bebeğin Güzel Hikayesi


Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış.

Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş. Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş, ertesi gün aynı nokta da buluşmak üzere sözleşmişler…

Tüm uğraşlarına rağmen oyuncak bebeği bulamayan Kafka küçük kıza bebeğin ağzından mektup yazmaya karar vermiş.

“Lütfen benim için endişelenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.”

Bu küçük kıza yazacağı bir çok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okumuş.

Derken , günler aylar geçmiş ve görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş.

Küçük kız , aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş :

“ Yolculuğum beni çok değiştirdi…”

Aradan uzun yıllar geçmiş ve artık bir yetişkin bir kadın olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir not bulur. Şöyle yazmaktadır :

“Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sevgi başka bir surette tekrar karşına çıkacak.”

Çek yazar Franz Kafka’nın son büyük eserini kimin için yazdığını biliyor muydunuz?

Oyuncak bebeğini kaybettiği için hıçkıra hıçkıra ağlayan bir küçük kızın yüzünü güldürmek, onu yeniden hayata bağlamak için… Ayrıntılar Gert Schneider’ın Kafka’nın Bebeği adlı romanında.

Kafka’nın Bebeği benim kitaplığımda, büyük yazar ve düşünürlerin adlarını taşıyan güzel romanlar serisinin bir parçası olarak, Flaubert’in Papağanı (Julian Barnes),  Karl Marx’ın Hayaleti (Ronan de Calan), Sade’ın Uşağı (Nikolaj Frobenius) ve Wittgenstein’ın Yeğeni’nin (Thomas Bernhard) yanındaki yerini çoktan aldı.


Arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz

Kapat

Send this to a friend