Elti gemisini yürütmek neden zordur? Eltiler neden anlaşamaz ?

0
510
Elti gemisini yürütmek neden zordur? Eltiler neden anlaşamaz ?

Evlilik kapıyı çalana kadar bilinmesi en gereksiz kelimelerden birisidir elti kelimesi.

Bu kelimeyi öyle hafife almayın çünkü ağırlığını er ya da geç hissedeceksiniz. 🙂

Eltilik konusundaki sıkıntı,  rekabet duygusundan ortaya çıkıyor.

Birinin diğerinden iyi olması, daha fazla takdir toplaması ya da sevilmesi neticesinde diğerini gölgede bırakması, sorunun fitilini ateşliyor.

Çünkü bir eltiniz varsa sürekli kıyaslanacağınız biri var demektir.

Özellikle kırsal kesimlerde bu kıyaslama daha fazla yapılmakta. Mesela;

Şu gelinin şu gelinine göre daha böyle daha şöyle gibi…

Aslında eltiler arasındaki kıskançlığın ciddi bir çatışmaya dönüşmesinde toplumun payı da görmezden gelinemez.

Gerçi bazı insanlar için toplum bu kıyası yapmasa bile kendi içinde sürekli kıyaslama mekanizmasını çalıştıran insanlar da vardır.

Çünkü herkes en iyi en güzel ve enlere dair ne varsa hepsinin kendisi olmasını ister. Karşısındaki insan eğer bu en’lere yakın bir performansa sahipse işte o zaman tehlike çanları çalmaya başlar.

Sizinle aynı ortamda olup sizin sahip olduğunuz en’lere tahammül edemeyeceği için size karşı ağırdan davranıp mesafeli olacaktır.

Evli olunca aile içi ilişkiler kolay kolay kopamayacağı için karşınızdaki insan imkanları nispetinde size yapacağı en medeni tavır olacaktır 🙂

Bu durum size kendinizi kötü hissettirse bile bu sizin probleminiz değil, karşınızdaki insanın iç alemindeki tatminsizliğidir  ve sizin onlara yapamadığı şeyleri hatırlatıyor olmanızdır. 

Bir diğer sebep ise her ne kadar eşler kardeş olsa bile iki elti birbiri ile kardeş değil ve aralarında kan bağı yok.

Öyle sanıyorum ki kan bağı olmayınca iki kişinin birbirine uzak kalması ya da birbirini tek kalemde silmesi daha kolay oluyor.

Bu durum sadece kan bağı yoksunluğuyla da açıklanamaz. Bazı insanlar için ailevi ilişkiler o kadar önemli olmuyor. Yani evlenmeden önce aile içi iletişimi kuvvetli olmayan, bağları zayıf olan insanlar bekarlıktan itibaren kendi kovuğunda yaşamaya alışıyor. Evlendikten sonra da sudan sebeplerle ilişkileri koparmak için bahaneler arıyor. Bu işe ilk olarak eltiden başlamak daha kolay oluyor sanırım 🙂

“Zaten elti eltiye sevmez, zaten her an eltin senin için tehlikeli olabilir, eltin olsa ne olur olmasa ne olur” sözlerinin sık sık dile geldiği şu zamanlarda ayrılık sadece eltiler arasında değil iki kardeşi de etkiliyor. Çünkü kadınların savaşı öyle sessiz sedasız olmaz. 

Peki bu durumda olanlar neler yapmalı ?

1- Kendimizi bile zaman zaman kontrol edemezken bir başkasını kontrol etmek hizaya getirmek imkansızdır.  Öncelikle başta eltiniz olmak üzere kimseyi değiştirmek için çaba sarf etmeyin çünkü sizin çabanızı anlamayacaklardır.

2- Kazanmaya değer bulduğunuz herkes için mücadele etmekten kaçınmayın. Özellikle de aile üyelerinizi. Eğer aranızda yanlış bir anlaşılma varsa düzeltmekten korkmayın. Bu erdemli bir harekettir demek ki sizde erdemli bir insansınız. Samimi bir şekilde açıklamanızı yapın ama tartışma çıkmamasına da dikkat edin.  Ama şunu da unutmayın; Bazı insanlar kaydedilir bazı insanlardan da kurtulursunuz. Bu ikisi arasındaki fark önemlidir.

3- Diyelim ki karşınızdaki insanın sizinle ilgili iyi bir niyet taşımadığına eminsiniz ne yaparsanız yapın sorunun çözüm noktasında değilse kendinizi geriye çekin ve nötr olun.

4- Ben, iletişimde herkesin anladığı bir dilin olduğunu düşünüyorum. Kimisini ne kadar ararsanız arayın “hatasını anladı tıpış tıpış geldi” diyecektir. Bu kişinin anladığı dil iletişimsizliktir. Eğer bu durum ve tavırlar size kendinizi kötü hissettiriyorsa karşınızdakinin anladığı dille konuşmanın zamanı gelmiştir demek. Yalnız şunu ayırt etmek gerekir; karşınızdaki kişi ne kadar kötü olursa olsun bu size kötülük yapma hakkı vermez. Sizin yaptığınız kötülüklerin de hesabının sorulmayacağı anlamına gelmez.

5- Görüş alanınızı ve ilgi alanınızı daraltın. Küçük dünyanızda sizi rahatsız eden kişilere ait bir şey olmasın. Elinizden geleni yaptığınıza inanıyorsanız vicdanınızda rahatsa daha fazla bir şeyleri kurcalamayın. Zamana bırakın çünkü hayat sürprizlerle dolu.

Son olarak; hiç kimse için kalbinizde nefret tohumları taşımayın. Eşiniz ve çocuğunuz sizi, nefretinden gözü dönmüş biri olarak görmesin, hatırlamasın.  Bu hayat sizin, o yüzden bu hayatı kimsenin gölgesi altında yaşamayın..

Kübra Kartal

birkitapbirkalem.blogspot.com