Elinde minicik bir çiçekle geldi ve sordu.

Boyalı, topraklı elinde minicik bir çiçekle geldi ve sordu “Anne Elif’i mi daha çok seviyorsun beni mi?” diye.

Benim de Elif’i ikinci görüşüm bu arada. Her çocuk gibi çok tatlı, neşeli, doğal bir çocuk.

Ama işte Demir’den bu soru gelince “Seni daha çok seviyorum canım” dedim.

Bunun üzerine Demir “Ama Elif bunu duyarsa çok üzülür anne” dedi.

Bir an Elif duymayacak kadar uzakta demek geçti içimden ama bunun doğru mesaj olmayacağına hızla karar verip “Oğlum Elif’i de çok sevdim ama onu daha yeni tanıyorum.” dedim.

Dedim ama ağzımın payını aldım “Anne en çok beni sevmen çok güzel ama önemli olan herkesi çok sevmen” dedi yanağımdan öptü ve koşarak oyun arkadaşının yanına gitti!

Bu çocuğun içine ne zaman filozof kaçtı acaba.

Şaka bir yana o filozof tüm çocukların içinde var.

Düşünen, sorgulayan, analiz eden, yorumlayan minik filozoflar.

Önemli olan kendilerini ifade etmelerine fırsat vermek, bazen uçuk kaçık olabilen soru ve yorumlarına saçmalama diye değil de “neden olmasın?” diye yanıt verebilmek…

Ne diyordu Demir?

Önemli olan herkesi çok sevmen.

O halde hepinizi çok seviyor, güzel bakan gözlerinizin bugün hep güzellikler görmesini diliyorum…

Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal