Efsane Kadınlarımız! Bu vatan size minnettar

0
525

Bugünkü yazımda Efsane Kadınlar dan bahsedeceğim

Yukarıdakilerden değil; Bizim Efsane Kadınlarımızdan yani Anadolu’nun bağrından çıkan tarihin en fedakar kadınlarından bahsediyorum.

Şaşırmadınız umarım.

Çünkü tarihimiz bunlarla dolu.

Üstelik gerçek süper güçleri vardı.

Toplu-tüfekli Rus askerini elindeki paslı tüfekle savan, Nene Hatun’larımız..

Buz gibi havada, kucağında bebeğiyle savaşa cephane taşıyan ve soğukta donarak ölen Şerife Bacı’larımız….

Erzurumdan çıkıp, kurduğu 9-10 kişilik kadın ordusuyla ta Kafkas cephesine, oradan da İzmir’in kurtuluşu için savaşan ve 25 Yunan subayını esir alan, günümüzde ismi hakaret etmek için kullanılan Kara Fatma’larımız…

Elmas küpelerini bozup, parasıyla tüfek alarak Yörük Ali Efe eşliğinde dağlarda Yunanla savaşan ve istiklal madalyası kazanan Emir Ayşe’lerimiz...

Fransızlara savaşırken yorgun düşen Türk askerini, “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?”  diyerek cesaretlendiren, kendisi de ateş hattında iki arkadaşını korumak için şehit düşen Adanalı Rahmiye Hanım’larımız…

Baltasıyla, nacağıyla…

Kısacası YOK‘un varlığıyla nesillerinin mirasını koruyan, ismi-cismi unutulmuş daha nice kadın kahramanlarımız…

Asli gururumuz olan bu Kahraman Efsane kadınlar ise; ne etleriyle, ne süsleriyle, ne şöhret gailesiyle, ne de en masum bir iltifat beklentisiyle, kendilerini sergilemediler.

Elbisesiyle değil,

altındaki kimliğiyle attılar kendilerini, savaşın ortasına.

Şöhretleriyle değil,

ruhlarındaki cevherle çıkardılar düşmanı.

Boy boy çekilmiş resimlerle değil,

fıtratındaki şefkat kahramanlığıyla göğüslediler yoksulluğu.

Yuva bozarak değil,

savaşla tükenen erkek nesline rağmen, yüce ahlaklarıyla  koca bir medeniyet inşa ettiler; 

Elleri Öpülesi EFSANE KADINLAR… 

———-

Yazının başından bu kısmına kadar yazarken gerçekten duygulandım.

Özellikle araştırırken  “Ne kadın kahramanlarımız varmış” demekten de kendimi alamadım.

Ama maalesef yeni nesillerin kahraman algısını TARİHİMİZ değil; TARİHSİZLER belirliyor.

İtiraf etmek gerekirse Holywood, Disney, Marvel… gibi yapımların, fantastik, doğaüstü güçlerle donatılmış, gözde karakterleri, genç nesillerimizin zihnine, “BİZ MÜKEMMELİZ” ,“HERKESTEN DAHA GÜÇLÜYÜZ” subliminal mesajını aşılama gayreti takdire şayandır.

Çoğumuz filmleri izlerken, “ya bizimkilerde hiç iş yok, millette ne hayal gücü, ne senaryo var” diye ezik bir psikolojiye büründüğümüz de doğrudur.

Süslü ve güçlü kadın karakterlerde gözlerimizi kamaştırıyor.

Ne güzel…..

Toplum olarak anlamamız ve ergenlerimizin zihnine yerleştirmemiz gereken en büyük hakikat ise, bunların gerçekten de bir senaryo olduğu.


Bu senaryo,  yerli dizilerimizde de “arsızlıkla” boy göstermeye devam ediyor.

Güçlü olmayı soyunmak ,

Cesurluğu teşhircilik, 

Başarıyı şöhret olarak zihinlere kazıyorlar.

 Çarpık giden bu akımın hedefindeki gençlerimize; model olarak, kendi öz kahramanlarımızı  aşılamak, artık sosyal bir farziyettir. 

 ÇÜNKÜ İSTİKBAL;  BU GENÇ NESLİN,  GERİ DÖNÜŞÜMÜNE BAĞLIDIR!

Burada bile görselde değil; konunun özünde varlar. 

(Ruhları Şad olsun)

Gülhanım Polat

https://gucaliskan.blogspot.com.tr