Daha fazla çocuğun kaybolmaması ve istismara uğramaması için…


Ağrı’da Ramazan Bayramı’nın 1’inci günü dedesinin köyünde kaybolan ve 18 gün sonra ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir ve Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaybolduktan bir hafta sonra cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’dan gelen acı haberler hala tazeliğini koruyorken, Türkiye’nin kayıp çocukları olan 6 yaşındaki Ufuk Tatar ve Sami Yusuf Marangoz’dan da bugün acı haber geldi. 

ARTIK YETER!

1 Temmuz Pazar günü ailesiyle ziyarete giden 6 yaşındaki Ufuk Tatar, zihinsel engelli amcasıyla ormanlık alandaki kaynaktan su doldurmaya gitmişti.

Bir süre sonra çocuğu, su kaynağının bulunduğu alanda bırakarak bölgeden ayrılan aile yakını, geri döndüğünde Tatar’ı bulamamıştı. 

8 gün önce kaybolan 6 yaşındaki Ufuk Tatar’ın cansız bedeni bulundu. 

Dün evin önünde oynarken kaybolan 2 yaşındaki Sami Yusuf Marangoz’un cansız bedeni Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Yuvadamı köyüne 4 km uzaklıktaki ağaçlık alanda bulundu.

Sami Yusuf’un cenazesi, otopsi yapılmak üzere Ahlat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Uzmanlar, anneleri babaları uyarıyor.

Daha fazla çocuğun kaybolmaması, istismar edilmemesi için lütfen uzmanların önerilerine kulak verin…

UZMANLAR ALTINI ÇİZEREK SÖYLÜYOR: ÇOCUKLARINIZI GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDEN AYIRMAYIN

Çocuk Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, “Küçük yaştaki çocuklarımızı gözümüzün önünde tutmak zorundayız. Gözümüzün önünde tutamıyorsak da onların güvenliğiyle ilgili önlemi almak birinci görevimiz olmalı” dedi.

Doç. Dr. Başgül, “Siz zihinsel engelli bir amcaya bir çocuğu, üstelik duymayan bir çocuğu nasıl emanet edersiniz?

Burada ailenin de çok ciddi anlamda ihmali olduğunu düşünüyorum. Yani çocuklarımızı emanet ettiğimiz kişileri doğru seçmek ve doğru önlemleri almak bir anne baba olarak bizim asli görevimiz.

Biz onların güvenliğini sağlamak zorundayız. Bu noktadan hareketle belli yaşta kendi sorumluluğunu alamayacak çocukları hakikaten gözümüzün önünde tutmalıyız, özellikle de erken yaştaki çocukları.

Ama belli bir yaştan sonra tabi ki önlem alınmış bir okula, bir kreşe emanet etmek, güvendiğimiz kişilere bırakmak gibi önlemler de alınabilir.”

ENGELLİ ÇOCUKLARI EĞİTİRKEN BUNLARA DİKKAT!

Özellikle zihinsel engelli bir çocuğumuz varsa, zihinsel engelli olmasa bile doğruyu yanlıştan ayırt etmekte zorlanan, işitme sorunu olan, görme sorunu olan çocuklarımız varsa onları da öz güvenlerini zedelemeden kendilerini koruyabilecekleri bir tarzda eğitmek, onlara yabancılara karşı durması gereken noktayı, kendilerini özel anlamda nasıl korumaları gerektiğini öğretmek bizlerin görevi ve bu çocukların eğitim ihtiyacını, özel eğitim ihtiyacını karşılamak da bizlere düşüyor. Onların ilgili eğitimini sağlamamız lazım” diye konuştu. 

ÇOCUĞU BAŞKASINA EMANET ETMEDEN ÖNCE MUTLAKA DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER

Çocuk Bedenime Dokunma İnisiyatifi Kurucusu ve Çocuk Psikiyatristi Tuğba Kosova ise, yapılan çalışmaların ülkemizde her 3 kız ve 5 erkek çocuktan birinin cinsel istismara maruz kaldığını gösterdiğini söyleyerek, çocukları diğer yetişkinlere emanet ederken şu kurallara uymak gerektiğine dikkat çekti.

ÇOCUKLARI DİĞER YETİŞKİNLERE EMANET EDERKEN…

* Rahatsızlık hissettiğiniz herhangi bir davranış belirtisine karşı uyanık olun,

* Şüpheleriniz varsa onları dinleyin ve dikkatli bir şekilde kontrol edin,

* Çocuğunuzu kuşku duyduğunuz birine bırakmayın, 

* İlk önce gerekli kontrolleri yapmadan baş başa iletişime izin vermeyin, 

* Çocuklarınızı emanet ettiğiniz bakım veren kişiler hakkında mümkün olduğunca çok bilgi edinin, 

* Çocuklarınızı emanet ettiğiniz kreş, anaokulu, okul ve aktivite gruplarına, istismardan korunmak için ne gibi kontroller ve işlemler uyguladıklarını sorun,

* Habersiz kontroller ve ziyaretler yapın, 

Çocuğunuzu emanet ettiğiniz kişi ile geçirdiği zaman, ne yaptıkları, çocuğun bunda hoşlanıp hoşlanmadığı, çocuğun bir noktada herhangi bir şeyden rahatsızlık duyup duymadığı hakkında onunla konuşun. 

ÇOCUKLARINIZA BU CÜMLELERİ AKTARIN

Tanıdığımız bile olsa, biri seni evine davet ederse, daveti kabul etmeden önce mutlaka anne babadan izin almalısın.

Biri sana şeker, oyuncak, hediye vermek isterse bunları almadan önce anne babaya mutlaka haber vermelisin.

Bazı büyükler şeker vererek ya da eve davet ederek çocuklara karşı çok kibar davranabilirler ama bunları kabul etmeden önce mutlaka anne babaya danışmalısın.

Büyüklerin çoğu diğer büyüklerin önünde çocuklara çok iyi davranabilirler ama bazıları çocuklarla yalnız kaldıklarında o kadar iyi olmayabilirler. Bu yüzden anne babanın izni olmadan hiçbir yere gitmemelisin.

Vücudun sana aittir ve onu korumak senin hakkındır.

Kimlerin sana dokunabileceğine, öpebileceğine ve sarılabileceğine senin karar verme ve “hayır” deme hakkın olduğunu unutma. 

Tanıdığımız biri bile olsa sen istemezsen kimse sana dokunamaz, öpemez ve sarılamaz. 

Dudaklarımız, göğsümüz, popomuz ve bacaklarımızın arasındaki bölgeler vücudumuzun özel bölgeleridir; özel bölgelere annemiz dışında kimse dokunamaz. Eğer doktor, hemşire, bakıcı gibi başka birinin dokunması gerekirse annemizin haberi ve izni olmalıdır.

Seni rahatsız eden, üzen ya da korkutan her tür davranışı ve dokunmayı hemen annene, babana, öğretmenine, güvendiğin birine anlatmalısın.

Kalabalık yerlerde de seni rahatsız eden ya da korkutan biri olursa çığlık atmalısın, bağırmalısın ve oradan kaçıp anne babanın veya güvendiğin kişinin yanına gelmelisin.

Seni rahatsız eden hiçbir şeyi sır olarak saklamak zorunda değilsin, annen baban veya güvendiğin bir büyükle konuşmalısın. 

Çocuklarla, sahip oldukları herhangi bir endişeyi, korkuyu ya da sorunu konuşabileceklerini bildikleri sıcak ve açık bir ilişki kurulamadığı takdirde söz konusu mesajları onlara kabul ettirmenin çok fazla anlamı olmayacaktır.

Çocukların sorunlarını anlattığında başının derde girmeyeceğini, kendilerine kızılmayacağını bilmesi çok önemlidir.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARININ İŞARETLERİ

Çocuk cinsel istismarının işaretleri duygusal, davranışsal, bilişsel ya da fiziksel belirtilerle dışa vurur. Aynı zamanda çocuk, istismara dair işaretler ve ipuçları vererek cinsel istismara gösterilecek tepkileri test edebilir ya da istismarı açığa çıkarabilirler.

Ancak tek bir belirtinin ya da davranış değişikliğinin mutlaka cinsel istismarı göstermediğini akılda tutmak gerekir. İşte istismar belirtileri…

Oyuncaklara, çocuklara ya da yetişkinlere yönelik, cinsellik içeren, yaşına uygun olmayan davranışlar sergileme, 

Daha önce görülmeyen müstehcen bir dil kullanmaya başlama,

Saldırganlık, öfke patlamalarında artış,

Kabuslar ya da uyku sorunları,

Davranış ve huy değişikliği; içe kapanma, mutsuzluk, ketumlaşma,

Yatağını ıslatma, tırnak yeme, büyük abdest kaçırma, 

Birine yapışma, ayrılamama gibi güvensiz davranışlarda artış, 

Yeme alışkanlıklarında değişiklik, 

Belli yerlere ya da kişilere karşı ani, nedeni anlaşılamayan bir korku duyma, 

Okula gitmeyi reddetme, dikkat ve konsantrasyon ile ilgili sorunlar, dalgınlık, okul başarısında düşme, 

Tıbbi bir nedenle açıklanamayan fiziksel şikayet ve belirtiler,

Cinsel organların etrafında bulunan, açıklanamayan ağrı ya da morluklar gibi fiziksel belirtiler; cinsel yolla bulaşan hastalıklar,

Açıklama getirilemeyen birikmiş paralar ve hediyeler.

———


Ad Blocker Detected!

Advertisements fund this website. Please disable your adblocking software or whitelist our website.
Thank You!
Play All Replay Playlist Replay Track Shuffle Playlist Hide picture

Send this to a friend