Çocukluk kumbarama babam ile ilgili hatıralar biriktirmek isterdim…

Tuttuğun takım gol attığı zaman yaşadığın heyecanı ve mutluluk gösterilerini, ben herhangi bir şey başardığımda göstersen daha iyisini yapmak için uğraşırdım.

Arkadaşlarınla vakit geçirmek istediğin kadar benimle dışarıda bir şeyler yapmak istesen çok daha öz güvenli ve mutlu olurdum.

Sen yine beni değil, televizyonu seçtin ya!

Oysa ben seni akşama kadar heyecanla bekledim.

Babam gelecek ve oyun oynayacağız diye hayaller kurdum.

Sen yine televizyonu bana tercih ettin.

Benimle oynamak, şen kahkahalarımı duymak, mutluluğumu izlemek yorgunluğunu almıyor mu acaba?

Benimle saatlerce oynamana, ilgilenmene gerek yok baba.

Senden saatlerini değil, dakikalarını istiyorum.

Baba olmak, kapıda göstermelik on saniye sarılmak değildir.

Baba olmak emek ister. Bütün yorgunluğuna rağmen bana ayıracağın bir yarım saatin olmalı.

Eve, bir an önce koltuğuna ve televizyonuna kavuşma hayalleri ile değil, bana kavuşma hayalleri ile gelmeni beklerdim.

Annem seni uyarırken duyuyorum bazen:

– Çocukla ilgilen biraz. Akşama kadar seni bekliyor.

– Ben onunla ilgileniyorum. Sen merak etme. Neyini eksik ediyorum?

“Zamanını” baba. Sen benden zamanını çalıyorsun. Hep çok yoğun ve yorgunsun.

Benimle hiçbir şey yapmaya enerjin yok. Benim küçük yüreğim yorgunluk nedir çok anlayamaz. Beni sevmediğini düşünürüm. Amacım seni yormak değil.

Sadece çocukluk kumbarama babamla ilgili güzel hatıralar biriktirmek istiyorum.

Bir gün ben de baba olduğumda senin bana öğrettiğin oyunları çocuklarımla oynamak istiyorum.

Seni her hatırladığımda “Benim BABAM, dünyanın en harika babası” demek istiyorum.

Beni görmezden,duymazdan gelirsen baba, ben kumbarama mutsuz çocuğun hatıralarını biriktiririm ve her arkama baktığımda o mutsuz çocuğu ve elinde sürekli kumanda, televizyon karşısında yatan babamı hatırlarım.

Eğer dünyaya gelirken bir baba seçme hakkım olsaydı, ben yine seni seçerdim baba.

Çünkü ben seni koşulsuz seviyorum.

Sen her ne kadar seni her gün sabırsızlıkla bekleyen yüreğimi görmesen de sen iyi ki benim babamsın.

Babası hiç olmayan arkadaşlarımı düşünüyorum. “Ya hiç olmasaydı” diyorum.

Susuyorum.

Seni çok seviyorum, benimle oynar mısın baba?

Dilek Cesur
‘Seni Anlıyorum Çocuk’ kitabından alıntıdır…