Çocuklarla iletişimde sezgi ve sevgi yeterli midir?


Siz hiç herhangi bir anne ve babanın, sabah uyanır uyanmaz “Bugün çocuğumun hayatını mahvetmek için neler yapabilirim?” diyerek planlar yaptığına şahit oldunuz mu?

Ya da “Bugün çocuğuma her fırsatta hakaret edeyim ve onu küçük düşürüp, özgüvenini yerle bir edeyim” diye düşünürken bulamazsınız hiçbir anne-babayı.

Tam aksine “Bugün yeni bir gün ve başlangıç olsun. Bağırıp çağırmak yok, azarlamak ve tartışmak yok” diye düşünen anne-baba görürsünüz.

Fakat tüm bu iyi niyet planlarına rağmen, bir anda bir sorun patlak verir.

Bununla beraber; genelde insanlar, sadece psikolojik durumu sağlıklı olmayan anne ve babanın çocuğuna zarar verici tutum ve davranışlarda bulunduğunu varsayarlar.

Maalesef çok iyi niyetli ebeveynler de çocuklarına bağırıyor, alay ediyor, tehdit ediyor ve rüşvet veriyor. Bununla beraber vaaz ve öğüt vermeyi de ihmal etmiyor.

Bunu bilerek ve isteyerek yapmıyorlar fakat neden yapıyorlar?

Çünkü çocuklarına yaklaşırken kullandıkları kelime ve cümlelerin yakıcı-yıkıcı etkisinin farkında değiller.

Unutulmamalıdır ki, çocuklarla konuşup, doğru iletişim kurmak için özel yöntemlere ihtiyaç vardır.

Diyelim ki, bir ameliyat geçireceksiniz. Çok basit bir operasyon fakat anestezi uzmanı sizi bayıltmadan önce, doktorunuz size “ bu tür ameliyatları yapmakta çok fazla tecrübem olduğunu söyleyemem fakat sizi çok sevdim.

Hastalarıma da hep sevgiyle yaklaşırım. Operasyon sırasında da hislerim ne derse o yönde ameliyatı yapar ve bitiririm” dese ne hissederdiniz?

Büyük olasılıkla panikler ve bir an önce ameliyat masasından kalkıp canınızı kurtarmak isterdiniz. Aynı bu durumdaki gibi anne babanın da çocuklarının istek, ilgi ve ihtiyaçları ile başa çıkmak için özel becerilere sahip olması gerekir. Sadece sevgi duymaları yetmez.

Ebeveynler, ağızlarından çıkan her bir kelimeyi dikkatle ve özenle seçmelidirler. Kelimeler çok güçlü ve etkisi derin silahlardır. Bu silahların zararı fiziksel değil ama duygusal açıdan çok tehlikelidir.

Uzun süredir görüştüğünüz ve misafir olarak size gidip gelen bir arkadaşınız var.

Bu gelişinde de sohbet ettiniz ve mutlu şekilde ayrıldınız diyelim.

Sonra bir baktınız ki güneş gözlüğünü evinizde unutmuş.

Hemen balkondan çıkıp onun gittiği yöne doğru bağırarak “Neyin var senin? Her bana geldiğinde mutlaka bir şeyini unutuyorsun. Neden karşı dairede oturan komşum ve arkadaşım gibi olamıyorsun? O arkadaşım bana misafir olarak geldiğinde çok dikkatlidir ve hiçbir şeyini unutmaz. Kaç yaşına geldin, öğrenemeyeceksin herhalde sen bu işi. Sürekli ben senin arkanı mı toplayacağım?, Ne zaman o kafanı kullanacaksın ve evden çıkarken her bir eşyanı yanına almayı becereceksin?” der miyiz?

Tabi ki hayır!

Arkadaşımıza sadece “Canım güneş gözlüğün burada kalmış” deriz.

Evinize gelen bir arkadaşınıza, komşunuza ve misafirinize nasıl konuşacağınızı, karşılık vereceğinizi biliyor ve özverili davranıyorsanız, çocuklarınıza da bu özveriyi fazlasıyla vermelisiniz.

Çocuğumuza olan sevgimiz, saygımız, empatik yeteneklerimiz ve koruma hissiyatımız çok güçlü olabilir. Ama bunların hiçbirisi tek başına yeterli olmayacaktır.

Sezgilerinize de çok güvenebilirsiniz fakat bu da ihtiyacınızı tam olarak gidermeyecek ve sorunu çözmeyecektir.

Anne baba olarak çocuklarımıza yaklaşırken ve ilişki kurarken iletişim becerilerimizi kullanırız.

Bu becerilerimizi geliştirmedikçe, bu konuda ustalaşmadıkça da çocuğumuzla olan ilişkimizi güçlendiremeyiz.

Bu konuda ustalaşmak için de, çok okumak ve tıkanıp içinden çıkamadığınız her durumda bir uzmandan destek almanız faydalı olacaktır.

Kolaylıklar…

Ahmet Fatih ERKAN

Psikolojik Danışman

Aile ve Eğitim Danışmanı

Instagram

Web

Çocuklarla iletişimde sezgi ve sevgi yeterli midir? - Ahmet Fatih Erkan

Arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz

Kapat

Send this to a friend