Çocuklarınıza nasıl hitap ederseniz…

Lenore Jocabson ve Robert Rosenthal isimli iki alman psikolog, Kaliforniya İlköğretim Okulu’nda, psikoloji tarihinin dönüm noktalarından bir tanesidir diyebileceğimiz bir deney yaparlar.

Ders yılı başında birkaç sınıftaki öğrencileri bir zeka testine tabi tutarlar. Sınıf öğretmenlerine de test sonuçlarından bazı öğrencilerin üstün zekalı olarak çıktığını, bu çocukların gelecekte çok başarılı olacaklarını fakat bu durumu ne öğrencilerle, ne de öğrencilerin velileriyle paylaşmamalarını söylerler.

Fakat gerçek böyle değildir.

Öğretmenlere üstün zekalı olarak bildirilen öğrenciler diğer öğrencilere yakın puanlar almış, hatta içlerinde düşük puan alan öğrenciler de bulunmaktadır.

Ders yılı sonunda öğrenciler yeniden belirli sınavlara tabi tutulduklarında sonuçlar oldukça şaşırtıcıdır.

Her sınıftan, öğretmenlere üstün zekalı olarak söylenen öğrenciler sınıf ortalamalarının çok üzerinde bir performans sergilemişlerdir.

Bunun sebebi; bütün öğrencilerin normal zeka seviyesine sahip olduklarını bilmeyip zeki olduklarını düşündükleri öğrencilere karşı daha yakın davranan ve daha fazla ilgi gösteren öğretmenleriydi.

İlgi ve özen gören öğrenciler derslerini daha fazla ciddiye almış, çok çalışmışlar ve sonuç olarak zeka testlerinde sınıf arkadaşlarına göre yüksek sonuçlar almışlardı.

Bu araştırmadan çıkarılması gereken büyük sonuç şudur:
Çocuklarımıza ne söyler, nasıl hitap eder, zihnimizde onları nasıl kodlarsak, öyle olmaları muhtemeldir. Çocuğumuza olumsuz hangi sıfatlarla yaklaşırsak, öyle olmasını kolaylaştırıyoruz demektir.

Yani çocuklarımıza karşı; tembel, sakar, akılsız, sorumsuz, yaramaz v.b gibi sıfatlarla yaklaşırsak, tanımladığımız gibi bir çocuk yetiştirmiş oluruz.

İyi olmasını istiyorsanız, güzel hitap edin, iyi yaklaşın.

Burcu DÜZOĞLU POLAT

Psikolog

EN ÇOK İZLENENLER

Yazılarımız E-mailinize gelsin!

Arkadaşınıza gönderin!