Anne babalar dikkat! Hastalık bu belirtilerle geliyor…


Türkiye’de 20 bin diyabetli çocuk var.

Bu rakamlara yolda yaklaşık 1700 “yeni tanı diyabetli” çocuk ekleniyor. 

Tip 1 diyabet her yıl yaklaşık yüzde 3 artarken, okul öncesi çocuklarda bu oranın yüzde 5 olduğu belirtiliyor.

Kötü haber şu;

Son yıllarda Tip 1 diyabetli çocukların sayısında dikkat çekici artış var.

İyi haber ise günümüzde diyabeti önlemek mümkün olmasa da yenilikçi tedaviler ile hastaların uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri sağlanabiliyor.

Bu konuda ebeveyn ve öğretmenlerin çocukları çok dikkatli takip etmeleri gerekiyor.

Bunun en önemli nedeni, erken teşhis halinde tedaviye, “diyabetik koma” adı verilen hayati tehlike meydana gelmeden başlanma şansı olması.

Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre özellikle tedavi sürecinde çok sıkı takip gerektiren Tip 1 diyabet için; aile, okul ve diyabet ekibinin sürekli iş birliği içinde olması şart.

Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sebahat Yılmaz Ağladıoğlu, “Günümüz şartlarında diyabeti önleyemeyiz ancak iyi bir takiple çocuklarımızın sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmelerinin mümkün olduğunu unutmamalıyız” diyor.

Diyabet, yeni doğan dönemi dahil her yaşta ortaya çıkabiliyor. Yeni doğan döneminde ortaya çıkan diyabet ‘neonatal diyabet’ olarak adlandırılırken, bunun Tip1 diyabetten farkının genetik faktörlerle ilişkisi olduğuna dikkat çekiliyor.

Tip 1 diyabet ise genellikle belli bir yaştan sonra ortaya çıkıyor ve sıklıkla ilkokul ve kreş dönemindeki çocukları etkiliyor.

YAŞ ARALIĞI DÜŞTÜ

Tip 1 diyabetin çocuklarda görüldüğü 2 yaş aralığı bulunuyor.

Bunlardan biri 5 – 7 yaş ( ilkokul çağı ) arası diğeri de ergenlik dönemi.

Dikkat çekici gelişmenin hastalığın son yıllarda, tüm dünyada ve ülkemizde daha küçük yaşlardaki çocuklarda görülme sıklığındaki artış olduğuna dikkat çekiliyor.

TİP 1 DİYABETİN FARKI

Diyabet, insülin eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan kan şekeri yüksekliği, Tip 1 diyabet ise pankreasın adacık hücrelerinde oluşan hasar ve yıkım sonucu insülin eksikliğine bağlı oluşan bir sorun olarak tanımlanıyor.

Tip 1 diyabetin tam nedeni bilinmemekle birlikte, sorunun oluşumunda özellikle; genetik yatkınlık, otoimmunite (vücudun kendi hücrelerine karşı savaş başlatması) ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor.

Genelde küçük yaştaki çocuklarda ortaya çıkmasına rağmen yaşamın 12. ayından sonra her yaşta görülebiliyor.

TEDAVİ SÜRECİ BÜYÜK DİKKAT İSTİYOR

Tip 1 diyabet, ömür boyu süren insülin bağımlılığı gerektirdiği için tek tedavi yönteminin eksik olan insülinin yerine konması olduğu belirtiliyor. Günümüzde sıklıkla, “çoklu insülin şeması” denilen günde 3 kez kısa ve 1 ya da 2 kez uzun etkili insülinlerin cilt altı enjeksiyonunu içeren tedavi şeması uygulanıyor.

Bu uygulamada, çocuğun günde 7-8 kez parmak ucundan kan şekerinin ölçülmesiyle birlikte yapılacak insülin dozlarının ayarlanması büyük önem taşıyor.

Çoklu insülin şeması yerine insülin pompa ve kan şekeri ölçüm sensörleri ile çok daha konforlu ve iyi bir metabolik kontrole sahip olmak mümkün hale geliyor.

YENİ TEKNOLOJİ VE TEDAVİLER UMUT VERİYOR

Doç. Dr. Sebahat Yılmaz Ağladıoğlu, “Şu anki bilgiler ışığında diyabet olup olmayacağımızı bilmemiz ya da gelişebilecek diyabeti önlememiz mümkün olmasa da özellikle ömür boyu insülin kullanımı gerektiren ve önlenmesi mümkün olmayan Tip 1 diyabette, son yıllarda yeni insülinlerin ve gelişen diyabet teknolojilerinin desteğiyle diyabetliler; sağlıklı, normal ve başarılı bir ömür sürdürebilir hale gelmiştir”diyor.

ORTALAMA TANI YAŞI 10

“2017 yılında yayınlanan ve ulusal verilerle Türkiye’de yaşayan çocuklarda diyabet sıklığı hakkında bilgi veren ulusal çalışmaya göre; ülkemizde her yıl yaklaşık 2000 – 2500 çocuk yeni tanı alıyor.

Ortalama tanı yaşının 10 civarında olduğu belirtiliyor.

HAYAT KURTARAN 3 KURAL!

Çocuğunuzun diyabet takibini aksatmayın. Unutmayın; bu konuda ailenin, okulun, çocuğun ve diyabet ekibinin sıkı bir iş birliği halinde olması gerekiyor.

Sağlıklı beslenme ve basit karbonhidrat olarak adlandırılan şekerden uzak beslenme alışkanlığını tüm çocuklarınıza aşılayın ve sporun her koşulda hayatlarında olmasını sağlayın.

Diyabet tanısı alan çocuklarda hedef, HbA1c denilen üç aylık kan şekeri ortalamasının 7.5’un altında tutulmasıdır.

Sık kan şekeri ölçümü ve diyabet ekibi ile yakın temas içinde olmak tüm bu hedeflerin yerine getirilebilmesini sağlar.

Bu hedefe ulaşabilmek için aşağıdaki hususlara dikkat edin:

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER!

-Günde 5 veya daha fazla sayıda kan şekeri ölçümü yapmak

-Yemek öncesi insülin dozlarını her öğüne uygun insülin/karbonhidrat oranı kullanarak düzenlemek

-Yemek öncesi insülin yapmadan önce kan şekerini kontrol etmek

-Gün içindeki ara öğünler için ek insülin yapmak

-Düzenli egzersiz (haftada en az 3 gün)

AMAÇ DİYABETİK KOMAYA GİRMEMEK

Tip 1 diyabet semptomları başladıktan sonra hastalar birkaç hafta içinde tanı alıyor.

Ailelerin bazı bulgulara sahip çocuklarda gecikmeden doktora başvurmaları gerekiyor.

Diyabet tanısı erken konduğunda, “diyabetik koma” adı verilen hayati tehlike meydana gelmeden tedaviye başlanmış oluyor.

 

BU BELİRTİLER TİP 1 DİYABET İŞARETİ OLABİLİR!

-Çok su içme

-Çok idrara çıkma

-İdrar kaçırma

-Alt ıslatma

-İştah artışına rağmen çocukta kilo kaybı ve zayıflama

-Halsizlik

-Ağızda asetona benzer koku

—————

 

 

 

 

 


Arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz

Ad Blocker Detected!

Advertisements fund this website. Please disable your adblocking software or whitelist our website.
Thank You!

Send this to a friend