Çocuğum öfkeliyken, kızgınken, kırgınken nasıl davranmalıyım?

Not: Vereceğim tekniği sadece çocuklarınıza değil, tüm iletişimde olduğunuz bireylerde kullanabilirsiniz.

Kendi duygularını ve başkalarının duygularını fark eden ve anlayan; empati yapan birey, daha sevgi doludur.

Sevgi ise; birleştiricidir.

İletişiminiz böylece daha da güçlenir.

Çocuğunuz öfkeli, kızgın, heyecanlı, ağlamaklı mı?

Onun beden dilini okuyun.

Sorduğunuzda “iyiyim” diyorsa ya da geçiştiriyorsa; kelimeleri değil,  kelimelerin altında yatan duyguyu hissedin.

Ve geri yansıtın.

“Sesinden üzgün olduğunu hissettim.”

“Kızgın görünüyorsun”

“Heyecanlı görünüyorsun.”

Bunları söylerken, sorgulamadan, yargılamadan, bilmiş tavırlardan kaçının.

“Neden kızgınsın?” derseniz, onu sorgulamış olursunuz.

Bu durumda çocuk, düşünür ama hissetmez.

“Ağlanır mı? Sen çocuk gibi başladın yine ağlamaya!?”  diyorsak, yargılamış oluruz.

Aklınızda olsun. Bizi yargılayan birini dost olarak kabul etmeyiz öyle değil mi?…

“Kızgın olduğunu biliyorum. Benden saklayamazsın! ”

Bu söz de bilmişlik taslamak olur.

Bu durumda size anlatacağı varsa da anlatmaktan kaçınır.

Dinleyin. Sadece dinleyin ve geri yansıtın.

Eleştiri, yargılama, kınama, suçlamadan uzak durarak; bedenen, zihnen, ruhen, duygusal olarak onun yanında olduğunuzu hissettirerek sağlayın bunu.

“Böyle mi hissettin?”

“Sen ne düşünüyorsun?”

“Bu durumda nasıl davranmayı düşünüyorsun?”

Hatayı ne tamamen onun üzerine, ne de tamamen başkasının üzerine atmadan; sorduğunuz doğru sorularla, doğru kararı yine kendisinin vermesine yardımcı olun.

Eğer sorun sizinle onun arasındaysa; birbirinize zaman tanıyıp sakinleşip, ikinizin de duygu ve davranış nedeninizi belirtip, gerektiğinde özür dilemelisiniz.

Bu arada tabi ki duygularını ifade edince de mutlu olacağını, sakin kalacağını hemen beklemeyin.

Bu bir süreç.

Zihninde duygu ve düşüncenin yapılanması lazım.

Aklınızda olsun. Amacımız çocuğumuzun farkındalığını sağlamak ve iletişimini artırmak olmalı.

Duyguyu yansıtmamızın amacı da farkındalığını sağlamaktır.

Düşünce ve duygusunu ayırt etmesine yardımcı olmalıyız.

Böylece kendisine yetebilen ve hayatını anlamlı olarak, kimseye bağımlı olmadan yaşayabilmesini sağlamak olmalı.

Siz de çocuğunuzun bu niteliklere sahip olmasını istemez misiniz?

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

05052509633