Çocuğu savunmasız hale getirmek…

“Abi kızar bak gitme o tarafa! Abisi bak ne yapıyor Maya! Kızdın değil mi? Gelsin burda otursun orası yasak değil mi? Bak şimdi garson abi gelecek ve tabağını kontrol edecek, eğer yememişsen sana çok kötü kızar benden söylemesi. Abisi kızma bak yiyor yemeğini Maya, hadi hadi çabuk ol bak tekrar gelir ve yemeğin bitmemiş olursa seni cezalandırır” dedi ve beni benden aldı “Modern Görünümlü Zır Cahil Anne”.

İçim titredi her cümlesinde ve her kelimenin sonrasında daha kötüsü olamaz derken hep daha korkunç bir cümle kurmayı başardı bu kadın!

Çocuk çok şık bir mekanda çok modern görünümlü (fakat çocuk oyun alanı kısmına oturup bütün uyarılara rağmen karşılıklı sigara içen) Annesi ve Anneannesi ile beraber gelmişti. Kahvaltı esnasında annenin ağzından çıkan cümleleri aynen aktardım.

Nasıl mı bu kadar net hatırlıyorum?

Güzel bir şey yapıyormuşcasına yüksek sesle konuşuyordu ve zaten mekandaki herkes bu cümlelere şahit oldu.

Çocuğa yönelik her cümlede ona uzanmış kirli bir el geldi gözümün önüne.

Bu da yetmezmiş gibi garsonu gerçekten masaya çağırdı ve kendisi bir elinde sigarası ve diğer elinde akıllı telefonuyla zaman geçirirken garson çocuk anneden aldığı gaz ile çocuğa parmağını sallayıp kaşını çatarak tehdit etmeye devam etti.

“Yemeğini yemezsen kızarım sana hımmmm, hadi bakalım al çatalı eline, çabuk çabuk bitecek o yemek” çocuk ise şaşkınlıkla bir garsona, bir anneye bir anneanneye baktı ve istismar bu döngüde devam etti.

İstismar bazen en güvendiğimiz ve kendine en güvenen tarafından başımıza getirilir.

Lütfen modern giyim, araç markası, telefon modeli veya üniversiteden mezun olmuş olmanın “bilinçli” bir insan olmak için yeterli olmadığını kavrayalım artık.

Masadaki sohbet neydi derseniz, Kerimcan beyin videosu!

Keşke anne elindeki telefonu ve sahip olduğu imkanları “nitelikli bilgiye” ulaşabilmek için kullanıyor olsaydı.

Bangır bangır bağırıyoruz bütün uzmanlar.

Birimizden birinin yazdıklarını okusaydı belki çocuğunu o gün istismar konusunda kapıları açık ve savunmasız hale getirmezdi diye düşünüyorum.

Pedagog S. Melek Kılıç