Çocuğu korkutarak korumak…

Biz çocuklarımızı tehlikeden korumuyoruz. Aksine, onları tehlikeye yaklaştırmıyoruz.

Tehlikeyle yüzleştirmiyor, tehlikeyle onları tanıştırmıyoruz bile.

Nasıl mı?

– Dikkat et düşersin.

– Oraya yaklaşma.

– Ondan uzak dur…vs.

Biz bunları yaptıkça;

Çocuğa hayatın ve dünyanın tehlikelerle dolu olduğunu öğretmiş oluyoruz.

“İyi ya, öğrensin de kendini korumayı öğrensin” değil.

Çocuk dünyasında olay öyle gerçekleşmiyor maalesef.

Zaman geçtikçe bu yüzden çocuklarımız hakkındaki en belirgin yakınmalarımız başlıyor:

– Bu çocuk çok korkar oldu.

– Bir çocuğun bu kadar korkuları olması normal mi?

– Ortada bir şey yokken neden korkuyor acaba?

Oysa çocuk reel yaşamında,

Korkuyla burun buruna geldiği için korkak olmaz.

Korkuyla kucaklaştığı için korkuları başlamaz.

Korktuğu için korkak olmaz.

Daha ziyade çocuk;

Korkuyu tanımadığı için,

Korkuyu yaşamadığı için,

Olmadığını bildiği bir şeyle korkutulduğu için korkudan korkmaya, korkudan kaçınmaya başlar ve o bizim biraz önceki çocuk korkuları hakkındaki yakınmalarımız başlar.

Dr. Yaşar Kuru