Çocuk kendisine saygı duyulmayan bir ortamda ise…

Çocuklar içsel duyuşları yakaladıklarında ortaya çıkacak olan şey “merak” duyusunu hissetmektir.

Merak ise öğrenmenin temel itici kuvvetidir.

Birçok çocuk “merak” duygusunu yitirdiği için bugün eğitimde sorunlar yaşanıyor.

Merak duygusu öylesi bir duygudur ki, onun ortaya çıkması ancak çocuğun kendini içine doğru bırakması ve içsel duyuşlarını oluşturabilmesiyle mümkündür.

Çocuk kendisine saygı duyulmayan bir ortamda ise asla içini dinlemeyi istemez.

Kendisine saygı duymadan konuşan bir öğretmenin dersini merak içinde takip etmez, aşağılandığı bir derste kalıcı öğrenme gerçekleştiremez.

İnsanın merak duygusu, yaşadığı sürece yeniden canlanabilir.

Yeter ki kişiye kendi olabileceği özgür bir ortam sunulabilsin ve acemice atılacak olan ilk adımlar anlayışla karşılanabilsin.

Merak duygusu yok edilmiş on üç yaşındaki erkek çocuğunun ebeveyni yeniden merak duygusu kazanım sürecini şöyle izah etmişti;

“Biz çocuğumuzu kendi kalıplarımıza göre şekillendirmekten vazgeçtikten sonra, oğlumuz bir acemilik dönemi geçirdi.

Neyi isteyeceğini, ne yapacağını kestiremiyordu.

Onu olduğu hali ile kabul ettik, düşüncelerini dikkatle dinledik.

Örneğin, bir defasında ‘Bu yıl yaz tatilinde nereye gidelim?’ diye bir soru sormuştum.

Oğlum hiç düşünmeden ‘Bu yıl Kanarya Adaları’na gidelim baba” dedi. Daha önceden olsaydı ona kızar, ‘Kanarya Adaları’nın nerede olduğunu bilmeden konuşma’ derdim.

Ama bu defa öyle olmadı ve onun düşüncesine saygı duyarak ‘Olabilir mi bir bakalım’ diye internetin arkasına geçtik.

Kanarya Adaları’nın nerede olduğuna baktık. Sonra oraya gidiş, orada konaklama ve bütün masrafların ne kadar olacağını dakikalarca hesap ettik.

Sonuç olarak bütçemizi aştığını anladık. Kendi düşüncesine saygı duyulmasının, kendine değer verilmesinin ve sonuca kendinin de dâhil olduğu bir araştırmayla varılmasının onda ufak ufak yeniden içsel duygular uyandırdığını fark ettik.

O günden sonra oğlumuz dünya coğrafyasına merak saldı, bu konuda üç kalın kitap bitirdi. Kitapların birinde Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’ isimli eserden bahsedildiği için şimdilerde bu eseri okumak için çaba sarf ediyor.”

-Doğal Ebeveynlik kitabından alıntıdır.-