Bizim zamanımızda Montessori mi vardı?

Dünyada 20.yy’ın başlarından itibaren kabul gören Montessori sistemi, son yıllarda ülkemizde baştan büyük şehirler olmak üzere ebeveynlerden yoğun ilgi görüyor.

Bugün, istanbul başta olmak üzere ülkemizde genel olarak son derece ilgi uyandıran Montessori sistemi, okul öncesi eğitime giriş yapacak çocukların ebeveynleri olarak öğrenmemiz gereken pedagojik yaklaşımlardan biri.

Emel Çakıroğlu Wilbrandt’ın “Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı” kitabında da belirttiği gibi, İtalya’nın ilk kadın doktoru Maria Montessori (1870-1952) tarafından 19.yy’ın başlarında geliştirilen bu pedagojik yaklaşım, çocuğun kendisini geliştirmek üzere büyük bir potansiyelle doğduğu fikrinden hareketle, belli materyallerle çocuklara özgür bir öğrenme ortamı oluşturmayı amaçlıyor.

Montessori yaklaşımı, çocuğun “kendim yapabilmem için bana yardım et” isteğinden doğar

Çocukların öğrenmek için materyallere ihtiyaç duyduğu fikri ise, Maria Montessori’nin zihinsel engelli çocukların bulunduğu bir hastaneyi ziyareti sırasında yaptığı gözlemler sonucunda oluşmuştur.

Bu çocukların kendilerine verilen tek materyal olan ekmek parçalarıyla yapmaya çalıştıkları oyunları inceleyen Montessori bu çocukların akıllarının tamamen kullanılamaz durumda olmadığını, yalnızca kullanılmadığı için gelişemediği sonucuna ulaşmıştır.

Ve sonrasında hazırladığı eğitim programları ve materyaller ile bu zihinsel engelli çocukların, devlet yeterlilik sınavlarında normal çocuklara yakın başarılar göstermesini sağlamıştır.

Buradan hareketle pedagojik çalışmalarını normal çocuklar için de geliştiren Montessori, bugün Amerika başta olmak üzere tüm dünyada yaygın olarak kullanılan Montessori Materyalleri ve Montessori Metodunu ortaya çıkarmıştır.

Montessori yaklaşımında öğrenme için uygun ortam özellikleri:

-Özgürce hareket edebilmesine uygun olmalı,
Verilen malzemelerin, rahatça kullanabileceği, kimseden yardım beklemesine gerek bırakmayacak büyüklükte olmalı,
-Etrafındaki yetişkinler tarafsız davranışları olmalı, ebeveynler beklentisiz, öğretmenler hırssız ve önyargısız, sakin ve sabırlı olmalı.

Montessori gözlemlerine göre çocukların hoşlandıkları

-Alıştırmaların tekrarı,

-Özgür seçim,

-Hata denetimi

-Hareketlerin çözümlenmesi

-Sessizlik

-Sosyal ilişkilerde düzgün davranış

-Çevrenin düzenine ve kişisel temizliğe önem,

-Duyuların eğitimi

-Okumadan önce yazma

-Kitapsız okuma

-Özgür faaliyetli disiplin

Montessori gözlemlerine göre çocukların hoşlanmadıkları

-Ödüller

-Cezalar

-Toplu dersler

Eğitim programları ve sınavlar

-Oyuncaklar

-Şekerlemeler

-Öğretmen masası

Bunlar göz önünde bulundurularak, ilk kez çocuklar tarafından belirlenen bir eğitim sistemi kurulmuştur.

Çocuklara sağlanan bu olanaklar sayesinde, çocukların özgür seçimlerinin eğitimcinin seçimlerinin önüne geçtiği ve kendi eylemlerinin sonucu oluşan hataların da çocuklar tarafından ortaya çıkarıldığı, çocuk deneyimi odaklı bir eğitim oluşturulmuştur.

Montessori okullarında takip edilen 5 ana ders

-Günlük yaşam becerileri etkinlikleri
Duyuları geliştirici materyaller
-Matematik etkinlikleri
Dil etkinlikleri
-Kozmik(Evrensel) öğrenme etkinlikleri

Günlük yaşam becerileri; kaşıklama, dökme, giysilerde kullanılan açma/kapama çerçeveleri ile yapılan alıştırmalar, masa yüzeyini süpürme, toz alma, bulaşık yıkama, asma, metal parlatma ve çiçek düzenleme gibi günlük hayat uygulamları alıştırmalarını içerir.

Duyuları geliştirici materyaller: Duyuları geliştirici materyaller ile, beş duyusunu aktif olarak kullanaran çocuk, boyutları, ağırlıkları, geometrik cisimleri, sesleri, kokuları, tatları ve farklı yüzeyleri keşfetme olanağı sağlar.

Dil geliştirici etkinlikler: Montessori yaklaşımı dil ve matematiksel etkinlikleri, zihnin oluşumunu en fazla etkilediğinden okul eğitiminin odak noktası olarak görür.

Kabartma harfler, görsel okuma kartları, hareketli alfabe ile okumaya, metal çerçeveler ile kalem kontrolü sağlayarak yazmaya hazırlar.

Matematik etkinlikleri: Çocuğun somut materyaller eşliğinde sayıları tanıma, sayma, eşleme ve dört işlemi kavraması desteklenir.

Kozmik(evrensel) öğrenme etkinlikleri:Somuttan soyuta, yakından uzağa ilkesi doğrultusunda da çocuklara öncelikle kendi ülkelerini, tarihi, geleneklerini, müziğini, danslarını ve yemeklerini, bir sonraki adımda da diğer ülkeleri tanıtarak yaşadığı dünyanın ve çevrenin farkına varmasını sağlar.

Montessori okulunda bir gün

Okula gelen çocuklar, kahvaltının hazırlanmasına yardım eder.

Ekmeğe yağ sürme, bardaklara su doldurma, masayı hazırlama vb. Sonrasında masanın toplanması, bulaşıkların yıkanması, kırıntıların süpürülmesi vb işlerle çocuklar iş bölümü yaparak ortama ait hissetmeleri ve emeklerinin farkına varmaları sağlanır.

Kimseden “aferin” beklenmez. Bu arada, kaynayan suyun buharlaşmasından, bitki çayının kokusundan, reçelin lezzetine kadar birçok duyusal ve fiziksel deneyim toplanır. Okul çocuğundur, sıcaktır. Hiçbir eşya, hiçbir bölüm ondan saklanmaz, özgürdür.

Disiplin duygusu sorumluluktan kaynaklanır. Ama karşılıklı saygıyla hareket eder, arkadaşının çalışmasını izleyebilmek için dahi izin ister.

Alacağı cevap her zaman evet olmaz, izin vermek, izin istemek, böylece hırslar törpülenir, kıskançlıklar, kırgınlıklarla baş etmek içselleştirilir. Kimse grubun işe yaramazı, yaramazı, uslusu ya da yıldızı değildir.

Hiçbir zaman yapılan işlerin sonunda “aferin beklenmez”, doyum çocuğun işini kendi başarmasından gelir. Öğrenme bireyseldir.Bir sınıfta karma yaşta çocuklar bulunur ve bireysel farklılıklar kendiliğinden çocuklar için doğal hale gelir.

Kurallar vardır, ancak bunlara uymak kendi yaşamını kolaylaştırdığı için severek gerçekleştirilir. Bu nedenle de ödüle, cezaya ya da yasaklamaya gerek duyulmaz.

——————

Send this to a friend