Bizi hayata bağlayan sebepler

Her hafta başka bir özel anneden bahseden Özel Eğitim Öğretmeni Zeki Uçar, bu haftada Nejla Hanım’ın hikayesini bizlerle paylaştı.

Nejla Hanım. Almanya’da gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak doğmuş.

Sonraki yıllarda Türkiye’ye dönüş yapmışlar ve burada eşi Selahaddin Bey ile tanışıp evlenmişler.

İlk çocukları Enes şu an 20’li yaşlarda ve üniversitede öğrenci. Daha sonra benim güzel yüzlü oğlum Eren’im geliyor.

Oğlum derken durumu şöyle izah edeyim Eren sekiz yıldır benim öğrencim. 6 yaşından beri birlikteyiz.

Birlikte büyüyoruz ve gelişiyoruz. Teoman şarkıları söyleyip coşuyoruz. Fenerbahçe ve Beşiktaş kadroları yapıp maç yaptırıyoruz.

Çok ama çok eğleniyoruz. Hayatta en vazgeçemeyeceğiniz öğrenciniz kim diye sorsalar.

Ki biz öğrencilerimizi böyle ayırmayız ama Eren derim.

Biz eğitimcilerin de aşırı sevgi kontenjanı olmalı ama değil mi? Bizi rahatsız eden şeyler de yok değil hani.

Yolda yürürken bir anda yüksek sesle çalan klarkson sesleri bizi çok sinirlendiriyor.

Bu konudaki hassasiyetimizi de bu yazıyı okuyan duyarlı sürücülerimize belirtmek isteriz.

Böyle güzel bir öğrencimizin annesi Nejla Hanım. Özel anneler demiştim ilk yazımda, her yazımda bir annemizden bahsetmek istedim.

Kendimce böyle bir seriyi sürdürmek ve bu çok özel annelerimizi size tanıtmak istedim.


(Fotoğraf alıntıdır)

İş yerimdeki ilk çalışma günümdü. O gün 5. seansımdı. Dile kolay sekiz yıl geçti ama dün gibi hatırlıyorum.

Güzel yüzlü oğlumun seansıydı. Nejla Hanım da birlikte seansa geldi. Tanıştık ve Eren’in gelişimini ve öğretmenlerinin yaptığı çalışmaları anlattı bana.

‘Umarım bir gelişme olur, eğer gelişme göremezsem alırım oğlumu kurumunuzdan” dedi net bir ifade ile.

O gün bu gündür 8 yıl geçti. Ona bu sözleri söyleten kendince haklı sebepleri vardı tabi.

Nettir Nejla Hanım söyleyeceği sözleri hiç yormaz. Mevzu Eren olduğunda akan sular durur onun için. Bir başka bakar ona.

İlk okumaya geçtiğimiz günlerdeki mutluluğunu hatırlıyorum da sözcüklerle anlatılmaz. Halbuki çok sıradan bir durum değil miydi?

Sadece okuyordu. Ama Eren okuyordu artık. Hep şükrederim Allah’a bana böyle bir mesleği nasip ettiği için.

İnanın özel eğitimciliğin beni en çok mutlu eden tarafı bu.

Böyle güzel çocuklarla bir şeyleri başarmak ve o güzel annelerimizin yüzünde bu mutluluğu görebilmek.

Hatırlıyorum bir kum havuzu istemiştim. Bir sonraki seansa kum havuzumuz hazırdı.

Selahaddin Bey’in de eline sağlık bu arada. Böyle disiplinlidir Enes’in dediği gibi ”Alman disiplini”.

Bunlar Eren konu olduğunda böyle olmayacaklar oldurulur Nejla Hanım tarafından…

Özel anne olmakta bu değil miydi zaten. Fedakarlık, gayret, çaba,…..

Eren’im üzerinden anlatmak istedim Nejla Hanım’ı. Onu hayata bağlayan sebebi ile…

Zeki Uçar

Özel Eğitim Öğretmeni

Send this to a friend