Bir Çocuğun Hayatında Bir Çok Ayrılık Vardır

Ayrılık yaşamın her alanında farklı farklı koşullarda yaşanır. Bir çocuğun da dünyaya geldiği andan itibaren bağımsızlık sürecinde pek çok ayrılık yaşar. Önemli olan bu ayrılık süreçlerinin ebeveynler tarafından doğru yönetilerek, adım adım çalışılmasıdır.

Biz yetişkinlerin gözünden baktığımızda ayrılık çoğu zaman zor, katlanılması gereken, kimi zaman da baş edilemeyen bir durum olarak algılanıyor olsa bile bir yetişkinin ayrılığa bakışı ile çocuğun hayatındaki ayrılık aynı değerlendirilemez.

Ebeveyn olarak ayrılığa hangi anlamı yüklediğimiz çok değerlidir. Yukarıda da bahsettiğim gibi bir yetişkin ayrılığı olumsuz olarak nitelendiriyor olsa bile bir çocuğun yaşamındaki çoğu ayrılık onun özgürleşmesi ve bağımsızlaşması için olumlu adımlardır.

Bu adımların ebeveyn eğer sağlıklı bir şekilde farkına varmadığında, ayrılık süreçleri de kaygılı, endişeli bir duygu durumu le yönetilebiliyor. Peki bir çocuğun hayatındaki ayrılığı ne kadar farklı şekilde örnekleyebiliriz?

En değerli ve ilk ayrılık anne ile başlar.

Bir bebeğin dünyaya geldiğinde annenin sıcak kucağı ilk algıladığı güvenli alanıdır. Bebeğin gelişimi hızla devam ederken anne kucağında kurulan güven ilişkisi adım adım şekil değiştirmeye başlar. Böylelikle ilk ayrılık da basamak basamak çalışılır.

Sadece kucağımda değil, yanımda da güvendesin!

Anneden ayrılma süreci, annenin duygu durumu ile birebir bağlantılıyken, anne eğer bebeği ile arasına mesafe koyamayacak kadar kaygılı ise var olan güven duygusu ve ayrılık sürecinin sağlıklı basamaklandırılmasına farkında olmadan zarar verir. Bu nedenle bu ilk ayrılığı çalışırken annenin bebek ile arasındaki güven ilişkisini mesafe alarak, sakin ve kendine güvenen şekilde yönetebilmesi bebek için de ayrılığın normalleştirilmesi anlamına gelir.

Hayatta tehlikeli durumlar var!

Düşünün ki bir bebeğin ilk bir yılı bağımlı, kısıtlı hareket imkânı ve bol gözlem ile geçer. Bu süreçte bebeğin yürüme ile birlikte çocukluğa adım atması, dokunabildiği, merak ettiği her şeyi keşfetmesi anlamına gelir. Bu keşif ile birlikte yaşamın içerisinde tehlikelerle karşılaşır. Bir taraftan merak ettiği her şeye ulaşmaya çalışırken diğer taraftan yaşamın içindeki engellere takılarak kendi meraklarından, ulaşmak istediği nesnelerden ayrılır.

Bir çocuğun mal varlığı oyuncaklarıdır.

Çocukların en değerli mal varlığı oyuncaklarıdır. Düşünün ki en değerli varlıklarından ayrılmalarını biz yetişkinler isteyebiliyoruz. Bu durumun genel adı “paylaşmak” olsa da bir çocuk için en sevdiği ve sahip olduğu oyuncağından ayrılmak çocuklar için katlanılması zor ve öğrenilmesi gereken bir davranıştır.

Bir çocuğun yaşamında hissettiği her ayrılık basamaklandırılmalıdır.

Farklı açılardan ayrılığı konuşurken, çocukların yaşamlarındaki ayrılık sürecini nasıl yönetmelisiniz?

Her ayrılığı adım adım yönetmeliyiz. Çocuğun yaşamında alışkanlıklarını ve güvenli alanını terk etmek doğal bir kaygı sürecini de beraberinde getirir.

Bu nedenle ebeveyn olarak sürecin farkında olmak, çocuğun kaygısı anlayabilmek, çocuğun yaşamındaki ayrılık sürecini bilinçli bir şekilde adım adım planlayarak yönetmek ilk yapılması gerekenlerdendir.

Bu süreci yönetirken, ebeveynin çocuğun öfkesini ya da kaygısını normalleştirerek sakinleştiren kişi olması çocuğun ruhsal ve fiziksel olarak ayrılık sürecini sağlıklı atlatmasını sağlar.

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı – Pedagog Gözde ERDOĞAN

EN ÇOK İZLENENLER

Yazılarımız E-mailinize gelsin!

Arkadaşınıza gönderin!