Anneler isyanda duyun babalar

Anneler isyanda duyun babalar


Çocuklarıyla ilgilenen babalar bunun için takdir bekliyor.

Peki; iş, ev ve çocuk üçgenini koordine eden annelerin takdir görmeye hakkı yok mu?

İşte annelerin isyanı, kulak verin babalar

 

23 Nisan akşamı, güneş yavaş yavaş batıyor… Beşiktaş’ta iğne atsan yere düşmez. Her yer gençlik kokuyor…

Ama bugün çocuklar, üniversite gençliği ile yarışır sayıda… Bütün fast-food restoranları dolu. Anne babalar çocuklarını mutlu etme peşinde.

İçimden kızıyorum “Hamburgerle çocuk mu sevindirilir?” diyorum. Sonra kendi çocukluğum geliyor aklıma. “Hamburger yemek için takla attığın günleri ne çabuk unuttun” diyorum kendi kendime.

Yüzüme oturan tebessümle korumacı anne içgüdümü kovalıyorum bugün.Çocukları izlerken benim de karnım acıkıyor. Sakin sakin yemeğimi yiyip alışveriş yapmak niyetim.

ADAM OLACAK ÇOCUK

Siparişimi beklerken arkadaki masaya takılıyor gözüm ve kulağım. Üç çocuk ve iki anne oturuyor. Annelerden biri anlatıyor:

“Bugün çocukları ödüllendirip buraya gelmemiz ne iyi oldu.” Beş yaşında olduğunu tahmin ettiğim ve adının Mert olduğunu duyduğum çocuğu atılıyor:

“Anne beni neden ödüllendirdin ki?” Anne: “Gösterin çok başarılıydı oğlum” diyor. Mert: “Peki ödül olarak niye kebapçıya getirdin ki anne? diye soruyor.

Anne duraksıyor, belli ki bunu hiç düşünmemişti. Aslında canı kebap isteyen anneler kendini ödüllendirmişti. Yaşasın annelerin de 23 Nisan’ı…

Bir süre sonra anne tekrar anlatmaya başlıyor arkadaşına: “İşten eve yorgun gidiyorum, çocuklarla ilgileniyorum, derslerine yardım ediyorum.

Uyumaları iki saat sürüyor. Hafta sonları da tek başıma gezdiriyorum. Babası beş dakika oyun oynayıp, yumurta kırsa takdir bekliyor.

Bizi neden kimse takdir etmiyor, arada ihtiyacımız var güzel sözlere.

 

Ne tuhaf değil mi, her şeyi biz yapıyoruz bir de arada babalara çocukları ile ilgilendi diye iltifat etmek zorunda kalıyoruz.

İşten beş dakika geç kalsan eşim kötü bir anneymişim gibi ‘Nerde kaldın çocuklar acıktı’ diye sitem ediyor.

Neden hep annelerin hakkı yeniyor ki bu dünyada?”

Mert atlıyor: “Anne sen beş dakika gecikince ben seni özlüyorum.

Sensiz yemek yemek istemiyorum. Çünkü en çok seni seviyorum.”

Annenin yelkenleri suya iniyor: “Canım” deyip oğluna sarılıyor.

Aferin Mert, bir annenin tüm sıkıntılarını yok etmek işte bu kadar kolay.

İki güzel söz, yürekten geçenleri açıkça söylemek… Aslan yürekli Mert, çözdün sen bu işi.

————————————————-


Kapat

Ad Blocker Detected!

Advertisements fund this website. Please disable your adblocking software or whitelist our website.
Thank You!
Play All Replay Playlist Replay Track Shuffle Playlist Hide picture