Allah kimseyi bu soruları sormak zorunda bırakmasın…

Hiç bir soru,

Hiç bir konu,

Hiç bir yazı ya da paylaşım bizi;

Küçük çocukları olduğu halde boşanmış olan eşlerin sorularına verdiğimiz veya veremediğimiz cevaplar kadar yormuyor.

Örneğin;

• Beş yaşındaki çocuğuma bunu nasıl anlatayım?

• Sekiz yaşındaki kızımı nasıl ikna edeyim?

• Çocuğumun bu durumu daha az zararla atlatması için ne yapabilirim?

• Oğlum bana sürekli babam niye gelmiyor, diyor. Ne cevap vereyim?

• Neden herkesin babası var da benim babam yok, diye soruyor. Ne demem lazım?

• Benim annem neden gelmiyor… Annemi nerede bulabilirim, deyişi karşısında çaresiz kalıyorum, bunu nasıl açıklamam lazım?

Her biri neredeyse cevabı olmayan sorular adeta.

Kılı kırk yarsak da, defalarca yutkunsak da, söylediklerimiz bazen bizi bile ikna etmiyor maalesef.

Bu yüzden özellikle küçük çocuk sahibi olan eşler;

• Son şanslarını tüketmeden,

• Çalmadık kapı bırakmadan,

• Başvurmadık uzman kalmadan,

• Kızılderili tabiriyle; deredeki son balık ölmeden, ormandaki son ağaç kurumadan ayrılmaya karar vermemelidir.

Ölümün zor da olsa bir şekilde açıklamasını çocuklar kabullenebiliyor.

Boşanmaların nedenini, niçinini çocuklara anlatmak hem zor, hem çoğu kez imkansız gibidir.

Dr. Yaşar Kuru